Evlilikte iç güzellik mi, dış güzellik mi?

Pazartesi, 04 Nis 2011 8 yorum

Bu yazı:

http://mucize.net/dualar/evlilikte-ic-guzellik-mi-dis-guzellik-mi.html << link’indeki konuya yapılan 8. sınıf  öğrencisi bi arkadaşımızın yorumudur.Kendisi okulunda münazara konusu olan konudaki fikirlerini iletmiş.

# Rumeysa diyor ki:
07 Mart 2011, 16:16 tarihinde.

Bu yazıyı okuyan herkese hitap ediyorum,
ben 8.sınıfa gidiyorum ve okulumuzda münazara yapılacak.konumuz evlilikte iç güzellik mi önemli,dış güzellik mi?ben iç güzelliği savunuyorum.açıklıyım,
evlilik,hayatı birlikte paylaşma,güçlükleri birlikte göğüsleme ve mutluluğuda birlikte yaşama anlayışıdır.Evlilik,insan hayatını derinden etkileyen bir ınkılaptır.Evlilikte iki cins birbirlerini tamamlamAktadır.İki ayrı dünya bir tek dünya olur.Evlilik ,çok yönlü anlaşma,muhabbet ve dayanışmayı gerektirir.böyle zamnlarda insanın fizyolojisinden önce psikolojisi dikkate alınmalıdır.Eş seçmek hayatın en zor,en önemli ve en dikkatli bir görevidir.eş seçmeye çok yönlü bir araştırmadan sonra karar verilmelidir.ani kararlar ani ayrılıklar getirir.insanın ihtiyacını en fazla tatmin eden kalbine karşılık bir kalbin bulunmasıdır.evlilik hayatının en önemli dayanağı,dış güzellikten önce iç güzelliktir.eşler sevgilerini sadece maddi güzelliklerine bağlı bırakırlarsa maddi güzellikler kaybolmaya başladıkça sevgilerde gittikçe azalmaya başlar.

  • Eşler arasındaki ilişkiler ,güzellikten ziyade doğruluğa dayanmalıdır.(balzac)
  • Evlilikte ahlak,davranışı,sözü ve yaptıkları düzgün olan biri tercih edilmelidir.fiziksel güzelliği, endamı,alımlılığı olsa bile,ahlaki zaafları,zararlı alışkanlıkları olan bir insan hem kendisine ,hem de ailesine zarar verir.(cenap şehabettin)

Ailede huzur,yüz güzelliğiyle değil,iç güzelliğiyle oluşur.İç güzellik;davranışlara,güzel sözlere ve nezakete yansır.Şefkat,merhamet,saygı ve sevgiyi oluşturur.görünüşüne vurulup bir hayale kapılıp evlenen,sonra da acıyla biten çok yuva vardır.evliliği toz pembe bir hayalden ibaret sananlar evliliğin ilk günlerinde bazı gerçeklerle yüzleşince hayal kırıklığına uğrarlar.hayat bir peri masalı olmadığı gibi,eşler de o masalın kahramanları değillerdir.Eş seçerken olaya tek yönlü bakmak,uzun boylu,alımlı ve güzel oluşunu evlilik için yeterli bulmak ,evlilik için yeterli değildir.

Gandi;insann sözlerine ve gözlerine bakıp aldanmayın.onun özü ve huyu önemlidir.

demiştir.evlilikte iç mi,dış mı sorusunu ,kalp mi, kalıp mı diye de sorabiliriz.bu soruya dış kalıp diyenlere şu soruyu da sormalıyız:fiziki güzelliklere sahip birinn size ve ya sevdiğiniz birine hakaretler yağdırması,canını yakması durumunda ona ne dersiniz?böyle birini nasıl adlandırırsınız?

    a-güzel b-çirkin c-kalpsiz



kalpsiz dediğinizi duyar gibiyim .kalbi olmayan kalıp,ruhsuz ceset gibidir ve hiç birimiz bir cesetle yaşamka istemeyiz.aklından zoru olanlar bunun dışında tabiki…İnsanlar değişmez değerlere sahip olmazlar ve değişmez değerleri öne almazlarsa ,değişken durumlarda sürekli değişecek ve başlangıçta var olan güzel duygular hızla kötü olanlarla yer değiştirecektir.hatta aranılan dış güzelliği bulmak adına ,kurulan yuvalar yıkılacaktır.Maalesef ki içinde bulunduğumuz toplumda bu duruma düşen yüzlerce örnek bulabiliriz.Evlilikte dış güzellik yani kalıp diyenlere şu sorular da sormak isterim:
hangimiz değil 15-20 yıl ,bir kaç yıl sonra şu an bulunduğumuz hal üzere bulunacağına garanti verebilir?
hangimizin olası bir kaza ve ya hastalık sonucu azalarımızı,güzelliğimizi kaybetmeyeceğine garntisi var?
böyle bir durumda itilip horlana biri olmayı istermiyiz?asla!.Çünkü dışımızda değişiklik olsa da kalbimizde hiçbir değişiklik olmamıştır ve biz her durumda ilgi,alaka,sevgi…kısaca güzel ahlak isteriz.insan dış güzelliğiyle ilgi çekebilir ancak iç güzelliğiyle de/güzel ahkakıyla da değer kazanır.’güzele kırk gün doyulmuş,güzel huyluya kırk yıl doyulmamış’güzel sözünün de özetlediği gibi,büyüklerimizin yaşadığı bir ömür boyu süren evliliklerinin sırrı iç güzelliğinin dış güzellğğine tercih edilmesidir.şu da unutulmamalıdır ki;yaratılan hiç bir şey çirkin değildir,yani çirkin insan yoktur,kendini çirkinleştiren insan vardır.
Dış güzelliğini önemseyen insanların unutmaması gereken bir sözle sözlerimi bitiriyorum:’güzelliğine güvenme bir sivilce yeter!boya badana yapsan da engel olmazsın!’
HEPİNİZ ALLAHA EMANET OLUN.İNŞAALAH YAZIMI BEĞENİR VE DERS ALIRSINIZ.SONUNA KADAR OKUMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.HAYIRLA KALIN…

Popularity: 2%

Güzelliği özlemek.

Pazartesi, 04 Nis 2011 7 yorum

Bu gün biraz mucize.net/forum adresinde gezinti yaptım, hatrımıza güzel nakışlar nakşeden o günleri bir kez daha tazelemek insana ne güzel bir duygu zerk ediyor.

Mucize.net burada bir yere gittiği yok elbet, lakin o çoşmuş dua selinin artık akar bi durumda olmaması (eskiye nazaran),insanı hüzne sevk ediyor.Bir çok hayr kapısı doğdu, temennimiz onların Hakikat bayrağına aşinalığının daim olup, sevgi yumaklarını her daim büyütebilmeleri. Oraları ziyarette eksik kalmamız bizim eksikliğimizden , özlemek; güzel şeyleri, insanları, oluşumları, günleri, özlemek, güzel bir haslet , bu hasleti yüreğimize yerleştirene hamd olsun.

Bakii sıfatına haiz olmak kimseye ve hiç bir şeye nasip olmayacak, İlahi bir kanun, temennimiz güzel şeylerin hep uzun sürmesi…

Yasin
Vakit: 4 nis 2011
Yer: İstanbul

Popularity: 2%

Naçizane…

Cuma, 01 Nis 2011 3 yorum

Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarrufa sahiptir. O`nun malikiyetine karışmak, ya da tasarrufundan hoşnut olmamak ancak görevini anlamamışların ve haddini aşanların işi. Hayata bu pencereden bakan insan, dünyasına geleni belâ, müsibet,sıkıntı ve acıları bir başka lütuf ve bereket olarak görür. Hayatını ve hayatı önemser ve her şeye daha anlamlı bakmayı öğrenir. Acıların, sıkıntı ve musibetlerin insana kazandırdığıi önemli bir başka şey ise ruhunda meydana getirdiği direnme gücü ve vicdanında yeşerttiği olayları olgunlukla karşılama becerisidir. Monoton tekdüze bir hayatın ne anlamı olur, ne de zevki. İstikametini bulamamış bolluk ve rahatlık ise çoğu kez insanı şımartır ve hayata karşı lakayt kılar.

Popularity: 1%

Categories: GENEL Tags:

Duâ Ordusu…

Cumartesi, 19 Şub 2011 108 yorum

Duâ Ordusu:
Sıkıntı ve darda kalan müslümanlara duâları ile yardımda bulunan Allah`ü teâlânın sevgili kulları, velîler.
İmrân sûresinin yüz yirmi altıncı âyetinde ve Enfâl sûresinde meâlen; “Yardım, ancak ve yalnız Allah’tandır” buyruldu. Bu yardıma, duâ ordusu vâsıtası ile kavuşulur. Ayrıca duâ, kazâyı def’eder, uzaklaştırır. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem; “Kazâ, ancak ve yalnız duâ ile durdurulur” buyurdu. Duâ ordusunun askerleri, gazâ ordusu askerlerinin rûhu gibidir. Gazâ ordusunun askerleri, onların kalbleri, bedenleridir. O hâlde gazâ ordusunun askeri, duâ ordusu olmadıkça iş başaramaz. (İmâm-ı Rabbânî)
Gazâ ordusu, duâ ordusunun yardımına muhtâcdır. İhlâs ile yapılan duâ muhakkak kabûl olur. (Hadîmî)

Vesselam

Popularity: 3%

Categories: GENEL Tags:

Peygamberim Efendim!

Cuma, 18 Şub 2011 3 yorum

Peygamberim Efendim!

Hilmin, silmin ve ilmin hakkı için müsaade buyur arz-ı hâlime
Bak şu inkisar yaşlarıma.. bak da yetiş şefaatinle melâlime!..

DAVET MEKTUBU

1.
Güneşler kan ağlar her günbatımı göklere
Rüzgârlar eser durur ardınsıra bin pâre..
Asırlar var ki ruhlar, kavruldu hasretinle
Nice ümrânlar doğdu, kutlu beşâretinle..
Bayram yerine döndü, vilâdetinle kâinât;
Ummana erdi ilim, ehlini buldu san’ât..
Yıldız oldu kandiller, yandı sohbet halkanda
Irmaklaştı yağmurlar, kandı rahmet mecranda…

Doğuşunu haykıran gür bir muştu olsaydım,
Parmağından fışkıran bir içim su olsaydım…
2.
Topraklar çatlamış; hep sana meftun Efendim
Yapraklar sararmış; aşkınla yorgun Efendim
Görenleri imana getirir nurlu yüzün;
O yüzün hürmetine var oldu cihan bütün.
Dağları eritirsin, gamzeli bakışınla
Çölleri ağlatırsın, birazcık akışınla..
Gül kokusu, Nebi’nin ter kokusudur derler;
Güle dönerdi zakkum, içseydi bir damla ter.

Gözlerinden süzülen bir banım yaş olsaydım,
Avucunda zikreden bir kırık taş olsaydım…
3.
Hep aşkınla dolaşsam çöllerde yana yana;
Bir tadımlık gözyaşın yeterdi inan bana.
İmanlaşsa her sözün, kaplasa dimağımı;
Avlardım melekleri, gererek kalb ağımı.
Yaslasam dizlerine başımı ömür boyu;
Zifafa erer gönlüm.. n’idem düğünü toyu!
Yunus’u diyar diyar gezdiren değil misin!?
Mevlana’yı dîvâne eden sen değil misin!?

Uğrunda yüzülen bir Nesîmî ten olsaydım,
Dişlerini döken bir Veysel de ben olsaydım…

4.
Göz görmeyince gönül katlanırmış.. halbuki;
Şu kalbin gözünden hiç eksik olmuyorsun ki!
Gecemde gündüzümde, içimde dışımda sen;
Nerde olsam yanımda.. sen O musun sahiden?!
Ruhunla dirilseydim ve ölseydim o ân;
Biterdi onca hirkat, dinerdi âh ü efgân..
Gam yemezdim; bir defa sarılsaydım boynuna
Üşümezdim bir daha; sığınsaydım koynuna…

Sevr’de seni bekleyen garip yılan olsaydım,
Yolunda akıtılan bir süzüm kan olsaydım…
5.
Âh devrinde gelseydim; artığını yeseydim,
Yeter ki sen emret ya Rasûlallah! deseydim.
Uhud’un destanı bir Mus’âb, bir Hamza gibi,
Yermuk’te Ebu Akîl, Mu’te’de Zeyd misali;
Şehadet meydanında lime lime olsaydım,
Kanlar içinde kellem, huzûruna dalsaydım…
Al! Bir bu can kalmıştı; o da sana kurbandır!
Ne ana, ne yar kaldı; derde derman vefandır!

Cennetle müjdelenmiş bir kesik baş olsaydım,
Selamınla serfirâz ol kara taş olsaydım…
6.
Nice geceler var ki, şâhidim olsun Allah
Yakarıyorum hep dua dua: -Ya Rasûlallah!
Bir bakışına müştak yaşadım bunca yıldır
‘Ya sen geleceksin, ya da ben..’ demiştin bıldır;
İntizar azap oldu, hep dayandım zor bela
Mektub mektub yalvardım, ‘gel, gel!’ çığlıklarımla..
Bulanlar buldu; bense izbelerde.. revâ mı?
Taş-toprak bile gördü; körlük bana sezâ mı?

N’olurdu, bir kez olsun görseydim cemâlini,
N’olurdu, bir kerecik öpseydim pâk elini…
7.
Gül bahçeleri bîtab, bahçevânı bekliyor
Bıçak altında bülbül, hep o ânı bekliyor;
Gel artık! Zaman senin, mekan da senin oldu
Gel otur minberine; ümmet Kâbe’ye doldu..
Gülderen değil misin; senindir tüm çiçekler
Ha bağlarda bitmiş, ha dağlarda.. ne farkeder!
Değil mi ki mühür senin elinde Sultanım
Bir bakışın kâfîdir; verilir af fermanım..

Çobanlara mürşitlik eden bir kurt olsaydım,
Vücudun gölgeleyen ak bir bulut olsaydım…

8.
İmkân-vücûb tahtını kavrayamaz hiç bir dîl;
Hatta eteklerinde Arş’ı bulan Cebrâîl…
Firâkınla inler, ol hurma kütüğü bile;
Bu nasıl gönüldür ki çatlamadı, nâfile!
Haramdır tüm uykular, sana sevdalılara;
Dursa dilleri, susmaz gönülleri ebeda.
Kara perdeler iner, seni görmeyen göze
Kader bir çizgi çeker, senden olmayan söze.

Dilinde elmaslaşan bir kelime olsaydım,
Vefatınla acından giden deve olsaydım…
9.
Hastayım biliyorsun, halimi sormaz mısın?
Sürçmüşüm çamurlara, yaramı sarmaz mısın?
Gece yastıklar emer, zonk zonk ağrılarımı;
Soruver yatağıma, şu özlem sancılarımı..
Beklerim billahi son nefeste gelsen bile;
Seni bulan mücrimin başka cânân neyine!
Okşamadığın başlar gülmez, gülmez Efendim
Sensiz, bu yaşlar dinmez; inan, dinmez Efendim.

Ağzına aldığın bir parça hurma olsaydım,
Sinenden yükselen bir yanık dua olsaydım…
10.
Şefaat Sultanlığı lütfudur sana Hakk’ın;
Kapanmaz mahşere dek dilencilere kapın.
Yere iner semalar sana yüz sürmek için;
Bütün şefaatine bağlanmıştır ins ü cin..
Herkes kendi işinde, sen onların işinde;
Ümmet cennet peşinde, sen ümmetin peşinde…
Seni hakkıyla takdir edemedik ey Sultan!
Hep mahzun yaşadın ve mahzun göçtün dünyadan.

N’olurdu, bir lahza olsun duysaydım sesini,
N’olurdu, bir nefha koklasaydım nefesini…
11.
Ne seyyidim, ne şerîf.. ardında bir köpeğim;
-Bari- bir manevî evlatlık nasib olur mu Efendim?
Kim bilir, rıhlet vakti gelir, ben de gülerim;
Hep böyle sürünecek değilim ya Efendim!.
Bir dem gelir, kırılır gider günah kelepçem;
Yüzüm olur huzûra, kabul görür dilekçem:
N’olurdu, eşiğinde perdedârın olsaydım,
Kapında can veren son türbedârın olsaydım..

Kademine tutunmuş kapı kulun olsaydım,
Yeşil kubbe’ne hâdim, sâdık mecnun olsaydım…

12.
Sanadır ızdırabı şu ağlayan şiirin;
Ölüme biat ettim, bir tatlı bûsen için,
Yıllar var ki bir bunun için ağladım durdum,
Yanık koksun diye de kalbim, dağladım durdum.
Bir sitem tebessümü olsun çok mudur bana?!
Cennet lutfediyor Rabb, bir zerrecik imana.
Cevab bekler bu şiir.. ya ‘hasret’ ya da ‘vuslat’;
Sen Biricik Efendim; ister sev, ister ağlat…

Şiirini övdüğün âşık Nâbi olsaydım,
Elini öptürdüğün ol Rufâi olsaydım…
13.
Kimi sevdimse olmadı hakkıyla hayırhâh!
Bir sen varsın vefalı, bir de Hazreti Allâh..
Şafaklar söker seni görmek için her sabah,
Açıver nikâbını artık ya Rasûlallah!..
N’olur ya Rasûlallah, n’olur ya Rasûlallah!
Bu gece olsun teşrif buyur ya Rasûlallah!..

(sallallahü aleyhi vessellem)

Musa HUB

Popularity: 2%

Categories: GENEL Tags:

dualar I evden eve nakliyat

sinerji notebook servisi Dua dostluğu + Dua-dualar + dua dostluğu
Religion Blogs
Religion online