Doküldü umudumun Gözyaşları…

Döküldü
Umundumun göz yaşları
caresizligin bir kara
bir bulut gibi,
Ruhumu sardıgı
vakitteyim..
mutsuzlugun
şafakını göremedim
hiç…
yuzlerde mutsuzluk sureti
tadılansa hep acı kederdi
gönlümün derdi
belkide
kendimleydi
‘SUS ve BEKLE’ dedi
bir dost

BEKLE
YARADAN yarattıgını
elbette gercege
kavuşturur..

döküldü
umudumun göz
yaşları..
elimde bir fenerle
kuşluk vakti
yollardayım
gece güne merhabalarda
bense sessiz,
sensiz
sokaklardayım
tek dostum
varlıgıyla
huzurdayım
biliyorum ki
o şah damarından
daha yakında…
dualar
ona…istekler
ona…aglamalar
ona….
Dökülse de
Umudumun göz yaşları
Bu yaşları silme
Umudu

Mutluluk verir
YARADAN’a
Döküldü
Umudumun göz
Yaşları….
Gökte melekler
Dualara amin dedi
YARADANIM
Gözüm yaşını
Sildi
Eller semaya
Yürekler imana
Dündü
Topraktan gelen
Bu beden,
Yavaşça toprağa
Kondu…
Anladım ki bu
Ölüm
Ölüm
YARADANA kavuşmakmış
YARADAN la
Buluşmakmış
Albeni ya İLAHİ
Albeni ki cemaline
Kavuştur bu
Yaralıyı
Al beniiii

Harun / 22 şub 2010 (sitemize eklenen bir yorum)

Görüşeceğiz…

Dilimi kilitlemiş dünya… Kelimeler anlatmak istediklerimi anlatamasa da, bu aralar
usulca gözlerimle anlatmayı seçiyorum.

Otobüs penceresinden el sallayan bir çocuk , beni tanımasa da gözleri ile haykırıyor…
– Görüşeceğiz …

Uzunca bir yol, elleri ile çekmekte olduğu tekerlekli bir araba, tekerlekli arabada
utanarak giden yaşlı bir baba … Yere bakan gözlerini kaldırıp, gözlerime
fısıldıyor…
-Görüşeceğiz …

Kuşlar mevsimlerini bilip göçe uğrattılar beni, ötüşlerinden anladığım kadarıyla;
-Görüşeceğiz …

Kar kaplayıp sakladığında toprağı, güneş okşayarak erittiğinde karı, bahar
geldiğinde söylediğinde baharı, rüzgar esip kurutup kopardığında yaprağı sessizce
anlattıkları;
-Görüşeceğiz …

Bir anne ve göz kapakları dünyaya kapanmış bir bebek… Annenin elinde gözyaşlarıyla
ıslanmış bir mendil…Toprak atılırken kürek kürek…Annenin gözlerinde ki kelime;
-Görüşeceğiz…

Hiç tanımadığım uzaklardan gelmiş bir grup yolcu , dillerinde bilmediğim dualar,
yüzlerinde tanıdıktı tebessüm…Farklı olsa da kelimeler,anlaştığımız tek yer;
-Görüşeceğiz…

Gece kararttığında odayı, güneş alıp gittiğinde başını… Günümün yarını olacakmış
gibi kurguladığım da zamanı… Uyku çöktüğünde gözlerime, benim için önemli olanı,
ölümün küçüğü uykuyla susturduğumda…Alıp verdiğim her nefes sonrasında;
-Görüşeceğiz…

Aşuk maşuktan geçerken, Mecnun Leyla’sını Mevla’da bitirirken,Yunus ağlarken yane
yane, Mevlana ”hamdım,piştim,yandım” diyerek dünyadan geçerken, her birinin de
zikrettiği;
-Görüşeceğiz…

Adem Havva’dan ayrılırken, Meryem kelimesi İsa’ya son kez bakarken, Fatıma, Hasan ve
Hüseyin’i gözlerinde okşarken, Yakup gözleriyle Yusuf’u özlerken, içlerinde
sakladıkları;
-Görüşeceğiz…

Adım adım yaklaşırken Kabe’ye, gözlerin yerde…Aniden kaldırıp gözlerini Kabe’ye,
gözlerinde nedenini bilmediğin gözyaşların ile… Kabe’den uzaklaşırken gözlerinden
dökülen vedanın duası;
-Görüşeceğiz…

Şimdi bahar, kabul olmasını istediğimiz duamız var.
Göremediğimiz yüze , duyamadığımız sese, hissedemediğimiz kokuya, anlayamadığımız
dile, şefkate, merhamete, tevazuya, inceliğe ihtiyacımız var.
Gelip geçen insanlığa, ÖRNEK OLAN İNSAN(sav)
Şimdi bahar, kabul olmasını istediğimiz tek dua;

Gözlerimiz gözlerinizi göremese de gönlümüz görüştü sizinle Efendim…
Gönüllerin bir olduğu yerde Görüşmek Duası ile Efendim…
Amin

(MİHRİCAN KESKİN)