Evlilikte iç güzellik mi, dış güzellik mi?

Bu yazı:

http://mucize.net/dualar/evlilikte-ic-guzellik-mi-dis-guzellik-mi.html << link’indeki konuya yapılan 8. sınıf  öğrencisi bi arkadaşımızın yorumudur.Kendisi okulunda münazara konusu olan konudaki fikirlerini iletmiş.

# Rumeysa diyor ki:
07 Mart 2011, 16:16 tarihinde.

Bu yazıyı okuyan herkese hitap ediyorum,
ben 8.sınıfa gidiyorum ve okulumuzda münazara yapılacak.konumuz evlilikte iç güzellik mi önemli,dış güzellik mi?ben iç güzelliği savunuyorum.açıklıyım,
evlilik,hayatı birlikte paylaşma,güçlükleri birlikte göğüsleme ve mutluluğuda birlikte yaşama anlayışıdır.Evlilik,insan hayatını derinden etkileyen bir ınkılaptır.Evlilikte iki cins birbirlerini tamamlamAktadır.İki ayrı dünya bir tek dünya olur.Evlilik ,çok yönlü anlaşma,muhabbet ve dayanışmayı gerektirir.böyle zamnlarda insanın fizyolojisinden önce psikolojisi dikkate alınmalıdır.Eş seçmek hayatın en zor,en önemli ve en dikkatli bir görevidir.eş seçmeye çok yönlü bir araştırmadan sonra karar verilmelidir.ani kararlar ani ayrılıklar getirir.insanın ihtiyacını en fazla tatmin eden kalbine karşılık bir kalbin bulunmasıdır.evlilik hayatının en önemli dayanağı,dış güzellikten önce iç güzelliktir.eşler sevgilerini sadece maddi güzelliklerine bağlı bırakırlarsa maddi güzellikler kaybolmaya başladıkça sevgilerde gittikçe azalmaya başlar.

  • Eşler arasındaki ilişkiler ,güzellikten ziyade doğruluğa dayanmalıdır.(balzac)
  • Evlilikte ahlak,davranışı,sözü ve yaptıkları düzgün olan biri tercih edilmelidir.fiziksel güzelliği, endamı,alımlılığı olsa bile,ahlaki zaafları,zararlı alışkanlıkları olan bir insan hem kendisine ,hem de ailesine zarar verir.(cenap şehabettin)

Ailede huzur,yüz güzelliğiyle değil,iç güzelliğiyle oluşur.İç güzellik;davranışlara,güzel sözlere ve nezakete yansır.Şefkat,merhamet,saygı ve sevgiyi oluşturur.görünüşüne vurulup bir hayale kapılıp evlenen,sonra da acıyla biten çok yuva vardır.evliliği toz pembe bir hayalden ibaret sananlar evliliğin ilk günlerinde bazı gerçeklerle yüzleşince hayal kırıklığına uğrarlar.hayat bir peri masalı olmadığı gibi,eşler de o masalın kahramanları değillerdir.Eş seçerken olaya tek yönlü bakmak,uzun boylu,alımlı ve güzel oluşunu evlilik için yeterli bulmak ,evlilik için yeterli değildir.

Gandi;insann sözlerine ve gözlerine bakıp aldanmayın.onun özü ve huyu önemlidir.

demiştir.evlilikte iç mi,dış mı sorusunu ,kalp mi, kalıp mı diye de sorabiliriz.bu soruya dış kalıp diyenlere şu soruyu da sormalıyız:fiziki güzelliklere sahip birinn size ve ya sevdiğiniz birine hakaretler yağdırması,canını yakması durumunda ona ne dersiniz?böyle birini nasıl adlandırırsınız?

    a-güzel b-çirkin c-kalpsiz



kalpsiz dediğinizi duyar gibiyim .kalbi olmayan kalıp,ruhsuz ceset gibidir ve hiç birimiz bir cesetle yaşamka istemeyiz.aklından zoru olanlar bunun dışında tabiki…İnsanlar değişmez değerlere sahip olmazlar ve değişmez değerleri öne almazlarsa ,değişken durumlarda sürekli değişecek ve başlangıçta var olan güzel duygular hızla kötü olanlarla yer değiştirecektir.hatta aranılan dış güzelliği bulmak adına ,kurulan yuvalar yıkılacaktır.Maalesef ki içinde bulunduğumuz toplumda bu duruma düşen yüzlerce örnek bulabiliriz.Evlilikte dış güzellik yani kalıp diyenlere şu sorular da sormak isterim:
hangimiz değil 15-20 yıl ,bir kaç yıl sonra şu an bulunduğumuz hal üzere bulunacağına garanti verebilir?
hangimizin olası bir kaza ve ya hastalık sonucu azalarımızı,güzelliğimizi kaybetmeyeceğine garntisi var?
böyle bir durumda itilip horlana biri olmayı istermiyiz?asla!.Çünkü dışımızda değişiklik olsa da kalbimizde hiçbir değişiklik olmamıştır ve biz her durumda ilgi,alaka,sevgi…kısaca güzel ahlak isteriz.insan dış güzelliğiyle ilgi çekebilir ancak iç güzelliğiyle de/güzel ahkakıyla da değer kazanır.’güzele kırk gün doyulmuş,güzel huyluya kırk yıl doyulmamış’güzel sözünün de özetlediği gibi,büyüklerimizin yaşadığı bir ömür boyu süren evliliklerinin sırrı iç güzelliğinin dış güzellğğine tercih edilmesidir.şu da unutulmamalıdır ki;yaratılan hiç bir şey çirkin değildir,yani çirkin insan yoktur,kendini çirkinleştiren insan vardır.
Dış güzelliğini önemseyen insanların unutmaması gereken bir sözle sözlerimi bitiriyorum:’güzelliğine güvenme bir sivilce yeter!boya badana yapsan da engel olmazsın!’
HEPİNİZ ALLAHA EMANET OLUN.İNŞAALAH YAZIMI BEĞENİR VE DERS ALIRSINIZ.SONUNA KADAR OKUMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.HAYIRLA KALIN…

Güzelliği özlemek.

Bu gün biraz mucize.net/forum adresinde gezinti yaptım, hatrımıza güzel nakışlar nakşeden o günleri bir kez daha tazelemek insana ne güzel bir duygu zerk ediyor.

Mucize.net burada bir yere gittiği yok elbet, lakin o çoşmuş dua selinin artık akar bi durumda olmaması (eskiye nazaran),insanı hüzne sevk ediyor.Bir çok hayr kapısı doğdu, temennimiz onların Hakikat bayrağına aşinalığının daim olup, sevgi yumaklarını her daim büyütebilmeleri. Oraları ziyarette eksik kalmamız bizim eksikliğimizden , özlemek; güzel şeyleri, insanları, oluşumları, günleri, özlemek, güzel bir haslet , bu hasleti yüreğimize yerleştirene hamd olsun.

Bakii sıfatına haiz olmak kimseye ve hiç bir şeye nasip olmayacak, İlahi bir kanun, temennimiz güzel şeylerin hep uzun sürmesi…

Yasin
Vakit: 4 nis 2011
Yer: İstanbul

Naçizane…

Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarrufa sahiptir. O`nun malikiyetine karışmak, ya da tasarrufundan hoşnut olmamak ancak görevini anlamamışların ve haddini aşanların işi. Hayata bu pencereden bakan insan, dünyasına geleni belâ, müsibet,sıkıntı ve acıları bir başka lütuf ve bereket olarak görür. Hayatını ve hayatı önemser ve her şeye daha anlamlı bakmayı öğrenir. Acıların, sıkıntı ve musibetlerin insana kazandırdığıi önemli bir başka şey ise ruhunda meydana getirdiği direnme gücü ve vicdanında yeşerttiği olayları olgunlukla karşılama becerisidir. Monoton tekdüze bir hayatın ne anlamı olur, ne de zevki. İstikametini bulamamış bolluk ve rahatlık ise çoğu kez insanı şımartır ve hayata karşı lakayt kılar.