Ruhun tebessümü

Başlangıçlar güzel oluyor, eğer ki geçmişte yoksa acı bir hatıra.Yoksa kalıplaşmış önyargılar, başlangıçlar hoşluk oluyor.Bazense öğrenişler acı oluyor bu hoşlukların yanıbaşında.Aslında sınırların çok önceden çizildiği bir dünyada kendimizce kocaman hayaller kuruyoruz.Her engel biraz daha yitirilen umut oluyor.Bunu aşmak, bendleri yıkmak bizim elimizde umudu sunan Rabb çünkü, O’nun bitmez tükenmez hazinesi bize az gelmez, gelemez.Ancak kıt aklımız ve kararmış kalbimizdir ışıkları karartan.Rabb’in gösterdiği istikamette, Rabb’in bahşettiği umut ile koşa koşa gitmek hoş olsa gerek.

Güzel yürekli bir dostun yazdığı söyle bir yazı vardı:
“Ben yürüyorum, inşallah başaracağım…
Zulmün karanlığına dost olmayı düşünmüyorum asla, düşünmeyeceğim…
biliyorum ki, Rabbim kişi ile kalbi arasındadır, insan ne isterse o verilir kendisine veya onun yolu açılır… ben yalnızca Rabbimin razı olacağı şeyler istiyorum ve bunun için gerekli olan, irade-kararlılık için yine Rabbime sığınmam gerekliliğinin bilinciyle yürüyeceğim…
Ben düşünüyorum, yürüyorum, başarının anahtarları Allah’a sığınmada, inşallah başaracağım…”[1]

Koşuşların Hakk’a (cc) olduğu, imanın kalpte barındığı, Resül’ün (sav) örnek alındığı vakitlerde mutluluğun zirveye ulaşması şaşılacak şey olmasa gerek.İnsana gereken Rabb tarafından sunulup yolu gösterilmiştir.

Nefsin dar dehlizlere çekişine dur deyip, ruhun gıdası olan maneviyatı bolca verebileceğimiz vakitler nede güzeldir.İnsan öyle lezzetlere erişir ki, kokuşmuşluğun içerisinde bocaladığı vakitlere hayret eder ve Rabbine bolca hamdedip gülümser.

Bu gülümseyiş ruhtadır, ruhun gülüşü şüphesiz en tatlı tebessümdür.

[1] uyeler.antoloji.com/yuruyebilmek

Yazan: mucize.net
1 aralık 2008
İstanbul

Umuda özlem

Anlaşılmak gibi bir derdimiz vardı, ne zaman ki kendimizi anlatamadığımızı fark ettik işte o vakit susuşlar dostumuz oldu.

Dalıp gitmelerin sonu gelmezliği içerisinde kimi zaman kaybolup , baygın bir şekilde kumsala vurdu bedenimiz.Aslında ruhtu yorulan ama bedenin ruhtan ayrısı yoktu, ruhi çöküntüler bedenide bitap düşürüyordu.Uykuya sığınmalar ve uyanıklığın azap verici olduğu vakitler oldu.Kaçılan hayatsa ölüm müydü özlenen.

Oysa umudun her daim gülümsediği dünyada bizim hissemize düşerdi bir avuç umut.
Umduk umudu, umuşlar öyle çoğaldı ki umut uğramakta gecikmedi yüreğimize.
Geceyi, gündüzü verene, umudu yüreğimize yükleyene hamd olsun.

Yazan: mucize.net
1 aralık 2008

Kırıntı

Çocukça ve sımsıcak olan bir merhamet duygusunun dillendirildiği kısa  film.

Bayramlaşma

Rabbimin selamı sizlerin üzerine olsun

Bu gün bayramlaşma çağrısı yapacağız inşaallah bu sayede dostluklarımız pekişip sevgimiz artar.

Tüm dua dostlarımızı buraya kucaklaşmaya, bayramlaşmaya davet ediyoruz.
Rabbim dostluğumuzu daim eylesin.

Bismillahirrahmânirrahîm

Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”
Haşr süresi 10. ayet-i kerime.

Her daim hayr üzre ve güzellikler içerisinde bir dostlukta buluşma temenisiyle.