Kısa düşünce koşusu

Uzun yazılar karalayıp, ahkam kesmeyi unutalı çok oldu.
Kısa mesafe koşucusu gibiyim, atik ve çabuk yorulan.

***

Attığım mermiler hep yakınıma erişir, uzağı göremem, vuramam ki ben!
Yüreğim de yaktığım mermiyi nasıl görsün, barutun kokusunu nasıl alsın uzaktan siper alan.

***

Yüreğimin acısına, sızısına onu tutmadan erişebileceğini sanmak ne acı…
Halbuki kinimi unutalı çok olmuştu, unutmuşum saklananı, gözüme fener tutana denk!
Tavşan mıyım ben a canım apışıp kalayım, gözümü kapar geçerim…
Sen de harcadığın pille kalırsın.
Belki de harcadığın paralara acır kahrolursun.

(Başı sonu belli olmayan düşünüşlerdeyim 🙂 )

Yasin
03:45 – 14 EYL 2009
İst.

Dipteki ses:
Rabbime şükürler olsun bu kadar alçaktayken yalnız kaldık…
Rabbime şükürler olsun daha başlangıçta bir kaç dost bulduk…

Yüreğini kaybeden, dost bulmayı ne bilsin a canım…

Hep sevdiklerimizi üzüyoruz.

– Acı
– Yalnız, biraz acı
– Sanma ki yoktur ilacı

***

Hep sevdiklerimizi üzüyoruz
Yalnız sevdiklerimiz üzülüyor

***

Aralık olan kapı, kapanıyor
Ardına kadar açılmak üzere…

Yasin