Salat-ı Tefriciye nedir, nasıl okunur.

Aşağıdaki yazıyı okumadan bu uyarıyı dikkate almanızı rica ederim.

Salat-ı tefriciye ile ilgili sorularınız kesinlikle cevaplanmayacaktır. Bunun nedeni; Bu konuda ilmimin yetersiz oluşudur.

Size bir site önereceğim salat-ı tefriciye veyahut diğer dini konular ile ilgili sorularınızı sormak için kullanabilirsiniz.

dinimeseleler.com

BU BAŞLIK ALTINA YAZACAĞINIZ SORULAR SİLİNECEK OLUP BU KONUDA SİZDEN ÖZÜR DİLERİM.

Öncelikle internete yaptığım araştırma sonucu bazı sitelerde salat-ı tefriciye ile ilgili olumsuz bazı yazılar bulunmakta olduğunu gördüm, yalnız bu zamana kadar bizlere öğretilenler ve değerli hocalarımızın bize aktardığı bilgilerden öğrendiğimize göre salat-ı tefriciyeyi gerçekten inanarak okuduğumuz vakit Allah’ın izni ile dualarımız kabul olacaktır.Bu demek değil ki kesinlikle kabul olacak.Burada mühim olan niyettir.

Sizce sizin için çok zor olan şeyler Allah’a hiç zor gelir mi? en imkansızı yaratan Allah’ımız bu dua vesilesi ile inşallah dualarınızı kabul eder.

Peki nasıl okunur.

İmamı Kurtubî Hazretleri şöyle buyurmuş: “Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için “Salât-i Tefriciye”yi (4444) defa okuyup, bu mübarek Salâtü Selâm ile Yüce Peygamberimizi vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, o kulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir sebeb yaratır ve ona muradını verir.”

salat-ı tefriciye

 

Salat-ı tefriciyenin okunuşu (Video):

 

 

Latin harfleri ile:

“Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil ukadü ve tenfericu bihil-kürebü ve tukdâ bihil-havâicu ve tünâlü bihir-reğâibü ve hüsnül-havâtimi ve yustaskal ğamâmu bivechihil Kerîm ve alâ âlihî ve sahbihi fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek.”

DUANIN manası

“Allahım! Bizim Efendimiz Muhammed’e (sav) kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et.”
Duayı arapça olarak okumanızı tavsiye ederiz.

Gerçekten inanarak yapılmış bir duanın kabul olmayacağını kim söyleyebilir.

Soru

Bayanlar grup halinde 4444 salatı tefriciye okuyorlar. Adetli bayanların okudukları salavat (salatı tefriciye) 4444 e katılabilir mi?

Cevap
Değerli kardeşimiz;

Kadınların özel hallerinde salavat getirmeleri ve tefriciye gibi duaları okumaları caizdir. Topluca 4444 defa okunan tefriciye dualarına adetli kadınları da katılabilir.

Hayız sorusu ve yanıtı [sorularlaislamiyet.com] sitesinden alınmıştır.

Salat-ı tefriciye hakkında neden 4444 adet veya kaynağı nedir gibi sorular gelmekteydi aşağıdaki linklerden salat-ı tefriciye ile ilgili bazı bilgilere ulaşabilirsiniz ayrıca sorularınızı dinimeseleler.com sitesinden sorabilirsiniz.

sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=6867

Blog’daki alakalı konu : Salat-ı tefriciye

Rüzgâr kadar özgürdü (behti hawa sa tha woh)

Rüzgâr kadar özgürdü,
Süzülen bir uçurtmaydı o,
Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Rüzgâr kadar özgürdü,
Süzülen bir uçurtmaydı o,
Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Biz takip ettik olan yolları,
O ise açtı kendi yollarını,
Düşe kalka, aldırmazca yürüdü durdu.

Biz düşünürken yarını,
O bugününe baktı,
Her anını dolu dolu yaşadı.

Nereden geldi böyle…
Kalplerimize dokundu ve kayboldu…

Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Kavurucu Güneş’te,
bir parça gölge gibiydi,
Uçsuz bucaksız çölde, bir vaha,
Yaralı kalbe ise,
yumuşacık bir merhem gibiydi.

Korkup, kuyudan öteye gidemezken biz,
Korkmadan, nehirlere daldı o,
Akıntıya karşı yüzmekten hiç çekinmeden.

Bir bulut gibi yalnız dolaşırdı,
Ama yine de bizim en iyi arkadaşımızdı.

Nerelere kayboldu…

BİSMİHİ…

Bismihi,
Yüce Allah’ı‎m,

Sevgiye ihtiyacı‎mı‎z‎ın hat safhaya vardığı‎ً‎ ‏bu demlerde biliyoruz ki senden baş‏ka sevenimiz yok, senden ba‏şka bİzi dü‏şünen, bize karşı‏‎l‎ıks‎ız değer veren, bizi koruyup gözeten yok. Her kimi sevdik, kime inandı‎k, kime yaslandı‎k , bizi melale dü‏şürdü sevdiklerimiz. Dünyaya yaslandı‎k, tutundukça çokça düş‏tük, kula yaslandı‎k yapayalnı‎z kaldı‎k karanlı‎k gecelerde. Hüznümüzü görmedi, bilmedi, duymadı‎, umursamadı‎ sevgiye boğduklarımız. Kör bir kuyuydu sanki o sevgiyi sebil ettiğimiz yürekler. Sevgimizi yutup tüketenler, bir yudum sevgiyi esirger oldular bizden. Kendimizden utandı‎k, sevgiye inancı‎m‎z‎ kaybettik, kendimizi kaybettik sevgi zannettiğimiz zindanlarda.

Oysa gerçek sevgi Sen’sin…
Kar‏‎şılı‎ksı‎z seven Sen…
Aşkının bendesiyiz Ya Vedûd,
Bizi sevgisiz, hâmisiz, sensiz koyma…

 

Jurnal – Kısa film (Abdulbaki Yavuz)

Abdulbaki Yavuz yeni bir kısa film çekmiş, daha önceden bir kaç filmini paylaşmıştık, yine güzel olmuş 🙂
Ayazağa’dan Maslak’a giden bir Belediye Otobüsünde geçiyor hikaye.

Otobüsler, içerlerinde çokca şey saklar. Cama yapışmış dünden kalma hikayeler vardır. Başımı dayadığımda duyduğum sesler bu lekelerden geliyor…

Ben denize aşığım (Nagat El Saghira)

Ben denize aşığım,
Senin gibi sevgilim, sevgi dolu,
Ve bazen senin gibi, çılgınca.
Bir göçebe, bir seyyah.
Bazen, senin gibi meçhul,
Bazen, senin gibi üzülmüş.
Kimi zaman sessizliğe bürünmüş.
Ben denize aşığım.

Ben gökyüzüne aşığım.
Senin gibi, affetmeyi bilen,
Mutluluk ve yıldızlarla çevrili.
Dost olduğu kadar yabancı.
Çünkü senin gibi, çok uzak,
Ve senin gibi, çok yakın.
Kimi zaman şarkı dolu gözlerle,
Ben gökyüzüne aşığım.

Ben yola aşığım,
Çünkü yolda tanıştık.
Mutluluğumuz ve ızdırabımız,
Dostlarımız ve gençliğimiz.
Hani gözyaşlarımız gülerdi ya.
Hani mumlar bize ağlardı ya.
Dostlarımızı yolda kaybettik.
Ben yola aşığım.

Ben denize aşığım,
Gökyüzüne aşığım,
Ve yola aşığım.
Çünkü bunlar hayattır.
Ve Sen ey sevgilim,
Sen hayattaki her şeysin.

Nagat El Saghira