Bazen çok konuştuk, bazende sustuk, susarken konuşmayı unuttuk.
Kıymetli dostlarım 4. senemizi doldurmamıza az bir süre kala şöyle bir düşünüp , düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.(Biz olarak ele alınacak bir çok husus, benlikten Rabbimize sığınıp, bizliği bize bahşetmesini niyaz ederiz.)
(tarihler: mart 2005 askerlik görevimin bitimi akabinde siteyle yoğun olarak ilginlenme sürecinin başlangıcı - 26 mart 2003 mucize.net alanadının kayıt tarihi)
Kırdığımız, kırıldığımız anlar oldu.Tam koşarken upuzun yere serildiğimiz zamanlar oldu.
Bazen düşünemeyip aksettiremedik, bazense aksettirip anlatamadık (anlaşılamadık).Bazende yanlışı düşünüp, hakkı, hakikatı bilemedik.
Doğruya, güzelliğe ve umuda olan aşkımız (Rabb’e aşk derecesinde yönelme çabamız) bazen çoşarken, bazen ise benliğin o kendini beğenmişmişliği içinde tüm güzellikleri uzaklaştırdı bizlerden.Bazen bilemez idrak edemezken, bazende bilemeyen, hissedemeyen ve idrak edemeyenleri görünce şaşırdık.Halbuki bizde o duruma düştük (Rabbimiz tarafından düşürüldük) ama başkasını o halde görünce şaşıranlardan olduk.
Şaşırışlar , sarsılışlara, karmaşaya sebebiyet verip, ene (benlik) çığlıklarının içinde kaybolup, huzuru özlerken , düşledik, düşündük hani nerde bizlik diye.
Bazen düşerken, düşmenin acısını hatırlayıp terki diyar ettik.
Bazen çok konuştuk, bazende sustuk, susarken konuşmayı unuttuk.
Aslında tüm bu oluşlar hakikatın kendisiydi.Bazen hoşluklar, bazen ise hoş olmayanlar (hatalar) galebe çalacaktı.Çünkü insanlarda, oluşumlarda bulunan buydu.
Hoşlukları benimseyip bağrımıza basarken, hataların bilincinde olup, güzele çevrilmesi olmalıydı amacımız.
Kalbimizde güzellikler oluştuğu vakitlerde bunları size aksettirmeye çalışacağız, bu anlarda bizi en güzel yerinize kabul buyrun olur mu?
17 Yorum Bu Yazıyı Diggle!itibarhaber.com’a tekrar kavuştuk.
Bir süre önce yapılan saldırılardan dolayı yayına ara veren güzide sitemiz itibarhaber.com bu gün (31 ekim 2008) itibariyle tekrar bizlerle.
Göz attığımızda tasarımın sadeleştirildiğini ve yine joomla altyapısı kullanıldığını görmekteyiz.
Yeni haliyle daha bir hoş olduğunu belirtmek istiyorum.
Bir an önce yapım aşamasında olan sayfaların tamamlanmasını ve hayr için oluşacak yeniliklerin devamlılığını diliyorum.
Bu hizmeti bize sunanlara teşekkürü borç bilir, Rabbimizin her daim yâr ve yardımcıları olmasını dileriz.
1 Yorum Bu Yazıyı Diggle!Nasihat! (Muammer ERKUL)
(Küçükdedemden…)
Tam zamanı, bilmen şart olanı bildirmenin; doğum gününü kutluyorsun: İnsan için en ölümcül hastalığa yakalanmış olmak; doğmuş olmaktır!
Ey benim ahmak oğlum! Şimdi sevinçle titriyor mu için? Diyor musun; beni ne kadar da çok seviyorlar?..
Kırk sayfa sevgi yerine kırk sayfa sövgü olsaydı şurada; kırk kişi seviyor olacağına kırk kişi yerseydi seni, değişecektiyse yürek çarpıntın, bil ki iyi adam olamamışsın!
*
Yetmedi mi, daha da nasihat mi istiyorsun? Peki, ama iyi dinle!
Düğüne gidenler de, ölüme gidenler de binse… Vagonlarında hayvanlar da, insanlar da taşınsa, tren trendir… Trenler; raylarından çıkmadıkları sürece yol alırlar!
Sanma ki sevilmeler bitmez! Sanma ki, seni başlarının üstüne kaldıranlar asla bırakmazlar!.. Şimdi sen; kondurulduğun yerde, dirseklerin kaşınsa sanırsın; kanatların çıkacak… ki vahh! Hülyalara dalma, gözünü aç!
İstidrac kabı keramet kâsesine benzer… Biri insanlık için şifa, biriyse içeni öldüren zehirdir!
*
Ey pohpohlanmaktan hoşlanan ve içinde kudurmuş köpek yaşayan “ben” kafesi!.. Bilmiyor musun; rüzgâr estiği zaman çöpleri bile havalara kaldırır!..
Sakın ola kibirlenme! Süslü, renkli uçurtmaları yükseklerde tutup bulutlarla yarıştıran kendileri değil; bağlı oldukları iplerdir! Rüzgâra kanıp ipini bırakma! Yele veren; yaban ele vermiş olur kendini!..
*
Ey benim toy oğlum, topal atımın toynağı; kulağını iyi aç! Seni izleyen gözlere; “üstünüzde kaş var” dersen, ne kadar sevildiğini… Ve seni sevenlerden ok gibi sözler gelirken, kendi kalbine baktığında; “ne kadar sevdiğini” anlarsın!
Dilsiz ol, tuğlalar arasında ezilsen de; sen “harç”sın!..
Ne olduklarından büyük gör insanları, ne de olduğundan mühim görünmeye çalış…
Hep olmanın yolu “hiç” olmaktan geçer, ki sen zaten hiçsin! Sakın ola kibirlenme;
Rüzgârların, havalara kaldırdığını unutma, estiği zaman; çöpleri bile!..
Muammer ERKUL
Kaynak: turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=391667
2 Yorum Bu Yazıyı Diggle!