ALLAH DUALARA İCABET EDENDİR
Dua Rabbimizin Rahman ve Rahim isminin çok üstün bir tecellisi, müminlere çok büyük bir lütfudur. Çünkü insan Allaha dua ederek samimi imanını, sevgisini ve korkusunu ifade edebilir. Tek dost ve veli olarak Ona teslim olduğunu,
yalnızca Ondan medet umup Ondan yardım dilediğini gösterebilir.
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler.
Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)
Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)
İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider. İşte, ölçüyü taşıranlara
yapmakta oldukları böyle süslenmiştir. (Yunus Suresi, 12)
yapmakta oldukları böyle süslenmiştir. (Yunus Suresi, 12)
Din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda, Allaha dua etmek çeşitli batıl inanç ve hurafelerle zorlaştırılmıştır. İnsanlar, her an Allaha yönelebilecekleri halde, bunun için özel zamanlar belirlemiş veya çoğu zaman araya aracılar koymuşlardır. Allah bu batıl inançlara karşı insanları şöyle uyarır:
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allahındır. Ondan başka veliler edinenler (şöyle derler:) Biz, bunlara bizi Allaha daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez. (Zümer Suresi, 3)
Allaha dua etmek için çeşitli aracılara gerek olduğunu söyleyen kişiler, aslında din ahlakını zor göstererek insanları doğru yoldan alıkoymaktadırlar. Çünkü Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (Kaf Suresi, 16) ayetiyle bildirildiği gibi, insana en yakın olan daima Allahtır. Yani insan dilediği zaman Allaha yönelebilir, dua ile yardım dileyebilir. Sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz, samimi kalple dua eden kullarının duasına icabet edendir. İnsan Allahın varlığını ve yakınlığını hissederek dua etmelidir. Çünkü ancak Allahın varlığının farkında olan insan duanın anlamını ve önemini kavrar. Duanın özelliği, Allah ile kulu arasında özel ve sıcak bir bağlantı kurmasıdır. İnsan tüm sıkıntılarını ve isteklerini Allaha açar, Ona yakarır ve Allah kulunun isteğine icabet eder, duasını karşılıksız bırakmaz. Dua etmek için özel vakitler beklenmesine, özel dua şekilleri oluşturulmasına da gerek yoktur. Her an, her dakika ve her yerde Allaha dua edilebilir. İnsan bir yerden bir yere giderken, merdivenden inerken, alışveriş yaparken, yemek hazırlarken, televizyon seyrederken, asansördeyken, bir yerde beklerken, gece yattığı zaman, sabah kalktığında, kahvaltı ederken, araba kullanırken kısacası her yerde ve her zaman Allaha dua ederek, Allahtan istediklerini belirtebilir. Bunun için, aklından geçirmesi dahi kafidir, çünkü Allah insanın sinesinde gizlediklerini bilen, herşeyden haberdar olandır. Mümin, Allahın kendisini işittiğini, gördüğünü, düşüncelerini bildiğini bilerek dua eder. Bu nedenle mümin, içinden geçirdiği bir anlık bir düşünceyi bile Rabbimizin bildiğini bilerek bu önemli ibadeti, yer, zaman ayırt etmeden istediği şekilde yapabilir. Böyle önemli bir ibadette Allahın verdiği kolaylık mümin için lütuftur.
SAMİMİ BİR ÜSLUP
Dua denilince akla, insanın Allahı zikretmesi, Allaha kusurlarını itiraf etmesi, kendisinin ve müminlerin ihtiyaçlarını istemesi, dile getirmesi gelir. Bunun içinse duada Allaha karşı samimi bir üslup olmalıdır.
Allahın azametini hisseden, Onun azabından korkan ve rızasını kazanmayı isteyen insan, kalbinden gelen samimi ve dürüst ifadelerle Ona yönelir. Aynı şekilde kendini Allaha teslim etmiş, dost ve yardımcı olarak Onu benimsemiş olan insan, yalnızca Rabbimiz’den yardım diler. …Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allaha şikayet ediyorum… (Yusuf Suresi, 86) diyen Hz. Yakub gibi, tüm sıkıntılarını ve taleplerini sadece Ona söyler, her türlü yardım ve hayrı Ondan ister. Dua sırasında önemli olan kulun o anki ruh hali, içindeki niyeti, samimiyetidir.
Dua, mümin için çok büyük bir nimettir. Mümin yaptığı her işte Allahın yardımını ister, O’na için için, yalvara yalvara dua eder. En zor şartlarda bile, imanlı bir insan asla ümitsizliğe kapılmadan, Allahtan güç, kuvvet ve sabır diler. Allahın her zaman herşeyin en hayırlısını yarattığını bilerek umutla ve korkuyla yalnızca Allaha yalvarır. Allahtan istediği herşeyin en hayırlı şekilde son bulacağını bilir. Bütün güç Allahın elindedir. Birşeyin olup olmaması da yalnızca Allahın dilemesine bağlıdır. Mümin bunu bilerek Rabbimize dua ettiği takdirde, Allah o insanın duasına onun için en hayırlısı ve en güzeliyle karşılık verir. Rahman ve Rahim olan Allah, ihtiyaç içinde olan insanların daima Kendisine yöneldikleri takdirde işlerini kolaylaştıracağını şu ayetle bildirir:
Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisine dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir İlah mı? Ne az öğüt-alıp düşünüyorsunuz. (Neml Suresi, 62)
ALLAH’IN SONSUZ RAHMETİ
Allahın kullarına verdiği bu sınırsız imkan hiç şüphesiz sonsuz rahmetinin tecellilerinden sadece bir tanesidir. Allah Kuranda insanlara yakınlığını, Kendisine yönelenlerin velisi olacağını ve dua edenin duasını karşılıksız bırakmayacağını pek çok ayetle bildirmektedir. Kullarına şah damarlarından dahi daha yakın olan Allah, tüm insanları Kendisine dua etmeye çağırır.
Kuranda şu şekilde bildirilmektedir:
…Dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka İlahınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı. Öyleyse O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz be-nim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir.” (Hud Suresi, 61)
Rabbiniz dedi ki: Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmiyorlar. (Mümin Suresi, 60-61)
Müminlerin, Allahın bu rahmeti ve nimeti üzerinde bir daha düşünerek Allahın rızasına uygun yaşamaları gerekir. Çünkü Allahın kendilerine verdiği bu kolaylık öyle büyük ve sınırsız bir imkandır ki; herşeyin Hakimi, Yaratıcısı olan tek güç sahibi Allah, insanlara istedikleri herşeye karşılık vereceğini vaat etmektedir. Ve Allah kesinlikle vaadinden dönmez. Ayetlerde Rabbimizin peygamberlerin ve salih müminlerin dualarına icabet ettiği bildirilmektedir. Hz. Zekeriya için ayetlerde şu şekilde bildirilmektedir:
Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık. İşte Biz, iman edenleri böyle kurtarırız. Zekeriya da; hani Rabbine çağrıda bulunmuştu: Rabbim, beni yalnız başıma bırakma, Sen mirasçıların en hayırlısısın. Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahyayı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi. (Enbiya Suresi, 88-90)
DUADA SÜREKLİLİK
Birçok insanın, genellikle bir felaketle karşılaştıklarında, amansız bir hastalığa yakalandıklarında veya önemli bir sınav anında, kısacası çaresiz kaldıklarını hissettikleri bir zorluk anında akıllarına ilk gelen Allaha sığınmaktır. Bunun tek sebebi, karşılaştıklar zor bir durumda, kendilerine yardımın sadece Allahtan gelebileceğinin kesin olarak farkında olmalarıdır. Zor anların başka bir özelliği de, bazı insanların böyle durumlarda yönelişlerinin; katıksız, içten ve samimi olmasıdır. Ama söz konusu sorun ortadan kalkıp, işleri yoluna girdiğinde, insanların birçoğu daha önce sanki hiç Allaha yakarmamış gibi eski ruh hallerine geri dönebilmektedirler. Tabi ki, koşul her ne olursa olsun insanların, Allah’a yönelmesi güzel bir davranıştır ancak, içinde bulundukları bu zor durum geçtiğinde çaresizliğini unutmak ve tekrar eski kişiliğe dönmek Kuran ahlakına uygun olmayan bir davranıştır.
Halbuki başlarına bir başka felaket gelecek olsa veya yeniden zorda kalacak olsalar yine Allaha sığınacaklardır. Kendilerince normal gördükleri bu davranışları, çoğunlukla o anda bir zorluk yaşamıyor olmalarından kaynaklanabilmektedir. Ancak sonsuz adalet sahibi olan Allah onların bu davranışlarının karşılığını mutlaka verecektir. Rabbimiz bir ayette şöyle bildirmektedir:
De ki: Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır. (Furkan Suresi, 77)
Kuşkusuz dua, hiçbir ayrım olmadan insanların tümüne verilmiş bir fırsat, çok büyük bir nimettir. Ancak iman etmeyenlerin büyüklük gururu, onları Allaha inanmamaya sürüklediğinden, bu dua nimetinden yoksun kalır ve hayatlarının büyük çoğunluğunu sıkıntı ve acı çekerek, çaresizlik içinde ve umutlarını yitirmiş şekilde geçirirler. Allahın rahmetinden uzak yaşantıları ise onların Kuran ahlakına uygun yaşamamalarının dünyadaki karşılığıdır. Ancak bu davranışlarının asıl karşılığını ahirette bulacaklardır. Dünyada büyüklenerek dua etmedikleri ve kendi kendilerine zulmettikleri için, ahirette de kendileri ne kötü bir son hazırlamış olurlar. Allah bir ayette şu şekilde bildirir:
Rabbiniz dedi ki: Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mümin Suresi, 60)
Oysa müminler Allahın rahmetine kavuşmuş olarak, yaptıkları ve karşılaştıkları her işte Allahtan rahmet umarak en büyük nimetlerden birine sahip olurlar. Onlar, Allaha karşı acz içinde olduklarını bilirler. Allahtan kendilerine gelen herşeyin bir hayırla yaratıldığına iman ederler. Yaratılan herşeyin Allaha muhtaç olduğuna, herşeyin bilgisinin Onun Katında olduğuna ve Onun izni olmadan hiçbir şeyin ve hiç kimsenin müstakil gücü olmadığına kesin bir bilgi ile inanırlar. İşte bu nedenle acizliklerinin ve Allaha olan teslimiyetlerinin bir ifadesi olarak her an Allaha yönelerek, dua ile yardım dilerler. Allahın kendi çağrılarına -hayır gördüğü takdirde- mutlaka cevap vereceğini, gönülden istedikleri veya sadece kalplerinden geçirdikleri isteklerini kendilerine vereceğini ve onları daima koruyup kollayacağını bilirler. İşte bu nedenle de bu çok büyük nimet sayesinde dünyada ve ahirette Allahın rahmetini kazanan müminler olur.
Her işlerinde Allaha yönelmenin ve sonuçlarını Allahtan ümit etmenin rahatlığını yaşayan müminler dünya hayatı boyunca -iman etmeyen kişilerin yese ve ümitsizliğe düştüğü anlarda bile- umut ve neşelerinden hiçbir şey kaybetmezler. Çünkü, Allaha sığınmanın rahatlığını, huzurunu, kalplerine verdiği sevinç ve coşkuyu başka hiçbir yolla elde edemeyeceğini bilirler. Bu da tevazu ve güzel ahlakı yaşamalarını sağlayan ve dünya hayatı boyunca onları daima Allaha yaklaştıran en büyük nimetlerden biridir. Onlar, dua ettiklerinde, Rabbimize içten yöneldiklerinde ve zorlukla karşılaştıklarında her zaman Allah ile beraber olduklarını bilirler. Rabbimizin kendilerini duyup, Kendisine katıksızca yönelen kulları için ebedi ve eşsiz cenneti hazırlamakta olduğuna hiçbir şüpheye kapılmadan iman ederler. Büyük İslam mütefekkirlerinden Bediüzzaman Said Nursi, müminlerin dua ederek Allaha karşı gösterdikleri bu derin teslimiyeti ve Allaha yönelmelerinin kendilerine yaşattığı iç rahatlığını bir sözünde şu şekilde açıklamaktadır:
Duanın en güzel, en latif, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki: Dua eden adam bilir ki, Birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, Onun Kudret Eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil, bir Kerim (ikram edici) Zat var, ona bakar, ünsiyet (arkadaşlık) eder. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını defedebilir bir Zatın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah, bir inşirah (huzur) duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp Elhamdülillahi Rabbil-alemin (Alemlerin Rabbine hamdolsun) der. (Mektubat, s.291)KAYNAK= www.mercek.org
10 Yorum Yapılmış
Bu yazı için yorum yapın

BİR DİLEĞİM VAR OLMASI İÇİN HEP DUA EDİYORUM AMA DUAM KABUL OLURSA BU DEFA ŞÜKÜR DUALARI EDECEĞİM ÇÜNKÜ ALLAH VERDİKLERİ İÇİN ŞÜKREDENLERİ SEVER TÜM DİN KARDEŞLERİMDEN BENİM İÇİN AMİN DEMELERİNİ İSTİYORUM
Aciklamalariniz cok guzel tesekkur ederim Ben guney afrikada yasiyorum ve gercekten burda cok yalnizim yazilarinizla kalbime gercekten huzur geldi yaraticimiz tek ve tabiki huzurda onda. Tesekkurler
BİR DİLEĞİM VAR OLMASI İÇİN HEP DUA EDİYORUM AMA DUAM KABUL OLURSA BU DEFA ŞÜKÜR DUALARI EDECEĞİM ÇÜNKÜ ALLAH VERDİKLERİ İÇİN ŞÜKREDENLERİ SEVER TÜM DİN KARDEŞLERİMDEN BENİM İÇİN AMİN DEMELERİNİ İSTİYORUM
RAHMAN VE RAHİM OLAN YÜCE RABBİM BİZİM SENDEN BAŞKA GİDECEK SIĞINACAK KİMSEMİZ YOK RABBİM SENKİ ACIYANSIN BAĞIŞLAYANSIN,RABBİM ABİMİN AYAĞINA DERMAN VER,BİR MUCİZE YARAT RABBİM İĞLEŞSİN VE BİZİM GİBİ YÜRÜSÜN,ALLAH’IM BANA SEVDİĞİMİ VER ONUNLA KURDUĞUMUZ HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRELİM,RABBİM KARDEŞLERİME VE BANA İŞLERİMİZDE BAŞARILAR NASİP ET BABAMA VE BİZE BORÇLARIMIZI ÖDEYEBİLECEK GÜÇ VE KUVVET VER,RABBİM AİLEM SANA EMANET AİLEMİN VE BENİM BAŞIMIZA GELECEK KAZALARDAN,BELALERDAN DEDİKOTULARDAN BİZLERİ SEN KORU ALLAH’IM TÜM YARDIMA MUHTAÇ İNSANLARA YARDIM ET YETİMLERE,ÖKSÜZLERE YABANCI ÜLKELERDE ALLAH ALLAH DİYE SENDEN YARDIM İSTEYEN TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZE YARDIM ET TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN DUASINI KABUL EYLE SANA ACILAN ELLERİ BOŞ CEVİRME ALLAH’IM AMİN AMİN AMİN
ALLAH A KARŞI DUA ETMEKTEN HİÇ KAÇINMAYIN İÇİNİZDE İMAN OLMASA DAHİ DUA EDİN ALLAH ŞÜPHESİZ BİZLERİ DUYAR VE BELKİ DE İŞTE BU KULUM BANA KARŞI BİR VAKİT İSYAN ETMİŞ VE KİBİRLENMİŞTİ İŞTE ŞİMDİ BEN ONU KENDİME YAKIN VE DUASINA CEVAP VERECEĞİM ŞÜPHESİZ ALLAH IN AZAMETİ BÜYÜKTÜR EVET BURADA DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN NEDİR BİLİYORMUSUNZ NE OLURSA OLSUN BENİM DUAM KABUL OLUR MU BEN ALLAH A BİR VAKİT KARŞI GELMİŞTİM DE O BANA BUNU LAYIK GÖRDÜ DİYE DÜŞÜNÜLMEMELİ VE İÇİMİZDE SAMİMİYET OLMASA BİLE ALLAH A YÖNELMELİ YANİ UMUTSUZ OLMAMALI VE BEN PİŞMANIM AMA ALLAH A YÖNELMEK ONDAN İSTEMEYİ İSTEMEK TEK İSTEĞİM ŞEYTAN GÜZEL OLAN ALLAH İNANCINI KÖTÜ GÖSTERİYOR ALLAH IM KURTAR BİZLERİ
dua insanı kendini gökyüzünde uçuyormuş hissi verdiyor;yani rahatlıyor insan; çünkü karşısında onu hertürlü iyilikle dinleyen ve sonsuz affeden yüce varlık var .Sakın ondan koparmayın bağlarınızı zira kör bir kuyuda çığlıklarınızı duyuramazsınız sizi kurtaran yine o olacaktır o kullarına asla sırt çevirmez.Allahım ömrümüzün sonuna kadar bizleri senden senin sevginden ayırma ya yarabbi amin amin
ben allaha layık değilim biliyorum ama duadanda kendimi alamıyorum fakat bu aralar öyle umutsuzumki du a bile edmiyorum beni ve bütün ianan muüslümanları feraha çıkamrması için duama amin dmenizi ve dualarınız beklerim allah sizlerinde dualarını kabul etsin amin amin amin
Rabb’im! Rabb’im!
Beni sana şükreden,Seni anan,Sen’den korkan,Sana itaat eden ve sana yönelen kullarından eyle.Tevbemi kabul et.Günahlarımı affet.Dua’larımı kabul et.iman ve islam-ı sabit kil,kalbime hidayet et,dilime doğruyu konuştur,kalbimdeki kinleri söküp at.
Allah’ım!
Sen’den Rahmetine ve mağfiretine vesile olan amelleri,bütün günahlardan uzak olmayı,bol bol iyilik yapmayı,Cehennem’den kurtulup,Cennet’e kavuşmayı isteriz.
Allah’ım!
Yaptığımız zulum ve günahları,şaka,ciddi ve kasten işlediğimiz kusurları affet.Bunların hepsi bizde var.
Allah’ım!
Beni en güzel şekilde yarattın,Ahlakımı da güzelleştir.
Allah’ım!
Bana iyi ameller yaptır,kötülüklerden vaz geçir,fakirleri ve düşkünleri sevdir,tevbelerimi kabul et.
Allah’ım!
ihtiyarlığımda,ömrümün sonunda bana,bol bol rızık ihsan et.
Allah’ım!
Borç yükünden ve düşmanların hakimiyetinden sana sığınırız.
Allah’ım!
Verdiğin nimetlerin yok olmasından,lütfettiğin afiyetlerin kaybolmasından,beklenmedik afetlerden ve bütün gazablarından sana sığınırım.
Allah’ım!
Alaca illetinden,delilikten,cüzzamdan ve tehlikeli hastalıklardan sana sığınırım.
Allah’ım!
Kötü günden,kötü geceden,kötü zamandan,kötü arkadaştan,mahalledeki kötü komşudan sana sığınırım.
Sen’den başka ilah olmadığı,yedi kat göklerin sahibi ve Yüce Arş’ın sahibi olduğun icin senden istiyorum. Sen her şeye kadirsin..
Allah’ım!
Kur’an dan okuduğumuz her bir cüz karşılığında bize mükafaat ve her bir harf karşılığında manevi bir tad ver.
Allah’ım!
S.A DİN KARDEŞLERİM ÖNCELİKLE TÜM KARDEŞLERİMİN DUALARINA AMİN DŞYORUM EN İÇTEN BİR ŞEKLİDE ALLAH KİMSEYİ ÇARESİZ VE UMUTSUZ BIRAKMASIN BEN EN ZOR GÜNLERİMDE ALLAHIMA SIĞINDIM ONDAN BANA HAYIRLI KAPILAR AÇMASINI ISTEDI ALLAHIM İÇİME HZUR KOYDU İÇİMDEK KARANLIK GİTT AYDINLIK DOĞDU BİLİYORUMKI ALLAH DUALRIMI KABUL EDICEK VE BANA EN HAYIRLSIN VERICEKTIR İNŞALLAH ARKADSLAR DUAK ETMEK OKADA GUZELKI NAMAZ KILMAK INSANIN ICIN FERAHLATAN SIKINTILARDAN ARINDIRAN DUZ BIR YOLA CIKARAN TEK ŞEY ALLAH YONELMEK VE ONDAN YARDIM İSTEMEK O ALLAH Kİ HİÇ BİR KULUNU KAPSINDA BOŞ ÇEVİRMCEKTI BEN BUNLAR YUREKTEN INANIYORUM BENIMDE HER İNSAN GİBİ GÖNLÜMDE OLAN BİR DİLEĞİM VAR ÇOK İSTEDİĞİM BİR DİLEK VE YATIP KALIKP ALLAHIM ŞÜKREDEREK DUA EDIYORUM BİLİYORUMKI EĞER HAKKIMDA HAYIRLI BİR İSTEKSE ALLAH DUAMI KABUL EDICEKTIR ALLAHTAN ÜMİDİNİZİ HİÇİBİR ZAMN KESMEYIN VE HEP EL AÇIP ONDAN İSTEYIN TÜM DİN KAREŞLERİMİN DİLEK VE DUALARININ KABUL OLMASI DİLEĞİYLE ALLAH EMANET OLUN…
sa din kardeşlerim.Benim çok günahlarım olduğuna ınanıyorum ve bundan dolayı cok rahatsızlık duyuyorum hep dua edıyorum rabbimin benı affetmesını diliyorum.Çok günahkar oldugumdan dolayı benim dualarımı duyuyyormu dıye şüphe edıyor ınsan aslında duada şüphe olmamalıdır.Diyecegım şudur ki RABBİM kötü nefisten ınsanı korusun hiç kimseyi onun elıne düşürmesın