Rüzgâr kadar özgürdü (behti hawa sa tha woh)

Rüzgâr kadar özgürdü,
Süzülen bir uçurtmaydı o,
Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Rüzgâr kadar özgürdü,
Süzülen bir uçurtmaydı o,
Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Biz takip ettik olan yolları,
O ise açtı kendi yollarını,
Düşe kalka, aldırmazca yürüdü durdu.

Biz düşünürken yarını,
O bugününe baktı,
Her anını dolu dolu yaşadı.

Nereden geldi böyle…
Kalplerimize dokundu ve kayboldu…

Nerelere kayboldu…
bulalım onu.

Kavurucu Güneş’te,
bir parça gölge gibiydi,
Uçsuz bucaksız çölde, bir vaha,
Yaralı kalbe ise,
yumuşacık bir merhem gibiydi.

Korkup, kuyudan öteye gidemezken biz,
Korkmadan, nehirlere daldı o,
Akıntıya karşı yüzmekten hiç çekinmeden.

Bir bulut gibi yalnız dolaşırdı,
Ama yine de bizim en iyi arkadaşımızdı.

Nerelere kayboldu…

Bana Seni Gerek Seni (Yunus Emre)

Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni;
Ben yanarım dünü, günü,
Bana seni gerek seni,..

Aşkın, âşıklar öldürür.
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni.

Sofilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leylâ gerek
Bana seni, gerek seni.

Yunus durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni…
Yunus EMRE

Bir dua bekliyorum (Cengiz Numanoğlu)

BENİM OLSA BU DÜNYA,
KURTULUŞA ÇÖZÜM YOK.
BİR DUA BEKLİYORUM,
BAŞKA ŞEYDE GÖZÜM YOK.

Cengiz Numanoğlu

Çok şükür! Rahmetinin, farkındayım nicedir (Cengiz Numanoğlu)

Nasıl Olur Da Sana Secde Etmez Bir İnsan!

Kaç trilyon hücreden, yaratırsın bedeni,
Her bedene yüklersin, bir varoluş nedeni.
Evrendeki her zerre, tesbih ederken seni,
Baş eğerken emrine, bu kâinat, bu mîzan;
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

Ömür yetmez, verdiğin bir nefesin şükrüne,
Ne mümkün bedel biçmek, yaşattığın bir güne.
Cennetleri vâdettin, hem de Kur’ân üstüne.
Haykırırken tabutlar, musallada an be an;
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

Mûcizeler verirsin; kulak duyar, göz görür,
Kalp atar, dil konuşur, el tutar, ayak yürür.
Mal, mülk, evlât verirsin; hepsi de yüz güldürür,
Sağnak sağnak yağarken, bunca rahmet ve ihsan;
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

Fırtınalı denizden, kurtarırsın kulunu,
Bir şans daha verirsin, ve açarsın yolunu,
Lâkin; Sana eş koşar, cübbesini, çulunu,
Bu büyük nankörlüğü, reddederken o vicdan,
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

İçki, zina ve kumar, birer şeytan oltası,
Dünyaya hükmediyor, cehâletin sultası,
Din, cahilin elinde, oldu zulüm baltası,
Peygamber ahlâkını, emrederken o Kur’ân,
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

Şeytan ki; unutturur, o mahşer dehşetini,
Gıybet ile yedirir, ölmüş kardeş etini.
Cehenneme yol eder, bu dünya servetini;
Davul zurna çalarak, gelirken bunca hüsran;
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

Çok şükür! Rahmetinin, farkındayım nicedir,
Sensiz geçen saniye, sabahsız bir gecedir.
Bilirim.. Senin affın, azâbından yücedir;
Yetmiyor kudretine, hiçbir söz, hiçbir lisan;
Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan! .

(2008)

Cengiz Numanoğlu

Can verir, cananı veremez Türkler. (Bayram Ali Öztürk)

Ömer Fahreddin Türkkan Paşa Medine Müdafaası sırasında askerlere moral için bir şiir yarışması düzenler.
Bu yarışmadan Üsteğmen İdris Sabih Bey’in şiiri birinci çıkar;
(Bayram Ali hoca bu şiirin bir kısmını okumaktadır.)

Nedense kimseler anlamaz eyvah!
O kadar saf olan dileğimizi,
Bir Ümmi isen de ya Rasulallah
Ancak sen okursun yüreğimizi.

Ne kanlar akıttık hep senin için,
O Ulu Kitabın hakkı için, aziz,
Gücümüz erişsin ve erişmesin,
Uğrunda her zaman döğüşeceyiz.

Yapamaz Ertuğrul evladı Sensiz,
Can verir cananı veremez Türkler.
Ebedi Hadim-ül Harameyniyiz
Ölsek de Havzanı Ruhumuz bekler