arşiv

0, 2007 için arşiv

Muallakta kalmak

Cumartesi, 20 Eki 2007

Ya Rabbim yalnız ve yalnız sana sığınırım kararsızlığımı karara çevir.Bilinmezleri benim için hayra çevir.Sen bizi aldananlardan eyleme.

Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.

Popularity: 1%

Mucize.net GENEL

Bir Allah dostuna çirkin saldırı.(Mahmud Ustaosmanoğlu)

Perşembe, 18 Eki 2007

Efendi Hz.lerimizin sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü Maltepe’de bulunan Darüşşafaka Vakfı Fizik Tedavi Merkezi’ne ve merkez parkındaki otomobili geçtiğimiz Salı günü Türkiye Saati ile 16.10.2007 sabah 03.20 sıralarında kimliği belirlenemeyen kişilerce kurşun yağmuruna tutuldu.
Kurşunlardan biri Efendi Hz.lerimizin bulunduğu odanın camına isabet etmiştir.

Polis, saldırının gördüğü tedaviler sonrasında hızla iyileşmeye başlayan Efendi Hz.lerimizin, iyileşmesini ve tekrar cemaatimiz içinde olmasını istemeyenler tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimali üzerinde duruyor.

Edindiğimiz bilgiye göre İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatılmış Polis ve Cemaatimizdeki görevliler hastane çevresinde 24 saat nöbet tutmaya başlamıştır.

Polis tarafından yapılan incelemelerde saldırganın hastanenin karşısında bulunan bir apartmanın bahçe tarafından birçok kez ateş ettiğini ve olaydan sonra yaya olarak oradan kaçarak uzaklaştığını bildirdi.
saldırıda yaralanan olmadı.

Bizimde bizzat ziyaretinde bulunduğumuz Maltepe’de bulunan Darüşşafaka Vakfı Fizik Tedavi Merkezi’nde sağlık sorunları nedeniyle bir süredir fizik tedavisi gören Efendi Hz.lerimizin saldırıdan herhangi bir zarar görmediği bildirilmiştir.

Çeşitli rahatsızlıkları bulunan Efendi Hz.lerimizin Darüşşafaka Vakfı Fizik Tedavi Merkezi’nde gördüğü tedavi sonrasında yürümeye ve tamamiyle iyileşmeye başlaması nedeniyle tekrar cemaatin içine geri dönmesi ihtimailinden endişe duyanlar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu bizim kanaatımızce zaten kesin.

Maksatları cemaatimizi bölmek Efendimizi lekelemektir.

Efendi Hz.lerinin silah seslerini duyduktan ve orada bulunan hizmetkarlardan neler olduğunu öğrendiğinde ”ne isterler bunlar bizden” diyerek bizzat üzüntüsünü ifade etmiştir.

Bir ALLAH dostuna uzanan el iflah olurmu!
Rabbimiz bir Ayeti kerimesinde ” dostlarıma savaş açana ben savaş açarım ”buyuruyor.

Şehit Bayram Ali Hocamız ve Şehit Hızır Hoca’mızın camide şehid edilmelerinin sır perdesinin halen daha aralanamazken, yaşadığımız bu olayı fırsat bilen Kartel Medya ve Cemaatimizi çekemeyenler, birtakım asılsız iddialarda bulunmakta, cemaatimizi lekelemeye çalışmakta ve cemaatimize karşı kışkırtıcı yayınlar yapmaktadırlar.

Bu gün cemaatimize yapılan çirkin saldırının karşısında dimdik ayakta durup,onların oyununa gelmeyeceğimizi ıspat etmek,birlik ve beraberliğimizi en iyi şekilde göstermemiz gereken gündür.
Gelin asılsız iddialara kulak asmayın.

Cemaatimizin dirlik ve düzenine karşı bir takım derin güçlerin farklı hesaplar güttüğü ve hakkımızda birtakım yayın kuruluşların (Kartel Medya) asılsız haberler yaptığı şu günlerde sizleri tek yürek tek bilek olmaya davet ediyoruz.
Sizlerinde çok iyi bildiği gibi Efendi Hz.leride bizden bunu istiyor.

Rabbim fitnecilerin, fesatçıların ve şerlilierin şerrinden evvela Efendi Hz.lerimizi, cemaatimizi ve bütün ümmeti muhammedi muhafaza eylesin.. AMİN

Not: Bizler İtibar Haber ekibi olarak, oluşacak hertürlü gelişmeleri sizlerle anında paylaşacağımızdan emin olun ve dualarınızı eksik etmeyin.

Kaynak: itibarhaber.com

Popularity: 2%

Mucize.net GENEL

Allah’ım, biz Senin kullarınız.

Pazartesi, 15 Eki 2007

DUA

Allah’ım, biz Senin kullarınız. Kapına geldik, dergâhının eşiğindeyiz, önünde eğiliyor, merhametini diliyoruz. Allah’ım, kapına geldik, bağışını istiyor, Sana kavuşmayı ümit ediyoruz. Allah’ım, hayatımızın sonu en iyisi olsun. Eylemlerimizin en güzeli, sonuncusu olsun. Günlerimizin en güzeli, sonuncusu olsun. Allah’ım, anımızın en güzeli, Sana kavuşma anı olsun. Hesap gününde bizi bağışla. O günün dehşetinde şaşkınlığımızı ve korkularımızı kaldır. O büyük telaş ve korku gününde, bizi emniyette kıl. Allah’ım, Cemal’inle bizi onurlandır. Diriliş günüde bize rahmet eyle. (Âmin)

Popularity: 1%

Mucize.net GENEL

İdareci olan kimse hakkında (hadis-i şerif)

Pazartesi, 15 Eki 2007

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:
“İdareci olan kimse, maiyetindeki insanlarının devamlı surette ayıp ve kusurlarını arar, onlar hakkında suizanda bulunur, onların hareketlerini hep şüphe ile karşılarsa, onları ifsat etmiş, onların huylarını bozmuş olur.”
(Buhari)

Popularity: 1%

Mucize.net GENEL

SÛİZAN (SÛ-İZAN) ve hüsn-i zan

Pazartesi, 15 Eki 2007

SÛİZAN (SÛ-İZAN)

Kötü zann, fena tahmin, şüphe “Sû” “fenalık, kötülük” demektir.

“Sû-i hareket (kötü davranış)”, “sûi ahlâk (kötü ahlâk)”, “sû-i niyet (kötü niyet)” vb. gibi, “sû-izan” da, “kötü zan” anlamındadır. “Sû” kelimesi, verilen örnekler ve benzerlerinde, daima, “sıfat” anlamını ifade eder.

“Zan” kelimesi ise, “sanma; farz ve tahmin etme; ihtimâle göre hükmetme” demek olduğu gibi, “şek, şüphe, tereddüd, vehim, hayâl” gibi anlamlara da gelir.

“Sû-i zann”ın zıddı (karşıtı), “Hüsnüzan * (hüsn-i zan)”dır. “Hüsn”, “güzellik, iyilik, hoşluk, olgunluk, mükemmellik” demektir. “Hüsn-i ahlâk (iyi – güzel ahlâk)”, “hüsn-i hat (güzel yazı)”, “hüsn-i niyet (iyi niyet)”… gibi, “hüsn-i zan”da, “iyi-güzel zan; bir kimse veyâ bir olayın iyiliği hakkında vicdânî kanâat” demektir.

Görüldüğü gibi, iki türlü “zan” vardır. Zan, “tahmin” ve “ihtimâl”e dayandığına göre, bu konuda alınacak tavır ne olmalıdır. Kur’ân ve Hadis, bu hususla ilgili davranışın nasıl olması gerektiğine açıklık getirmektedir: Kur’ân-ı Kerim’de: “Ey inanan (mü’min)ler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü bazı zan (vardır ki) günahtır… ” buyurulmuştur (el-Hucurât, 49/12). Âyette, “zanların birçoğundan kaçınınız” denilmekte; sebep olarak da, “bazılarının günah olduğu ifade edilmektedir. Demek ki, zannın hepsi günah değildir; hattâ Allah’a ve mü’min (inanan)lere hüsn-i zanda bulunmak gereklidir. Nûr Süresi’nde: “Onu işittiğiniz vakit erkek mü’minlerle kadın mü’minlerin, kendi vicdanları (önünde) iyi bir zann’da bulunup da…” buyurulduğu gibi (en-Nûr, 24/12), bir Kudsî Hadis’de de:

“Ben, kulumun, bana zannı gibiyim ” diye vârid olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) de: “Her biriniz, Allah’a, hüsnüzan ederek ölsün”buyurmuş ve bir başka hadisinde de: “Hüznüzan, imândandır” demiştir.

Keşşâf ve benzeri büyük Kur’ân müfessirleri, “doğruyu ve yanlışı, açık belirtileriyle seçmeden, iyice gözleyip düşünmeden zanda bulunulmamasını” önemle tavsiye etmekte, “açıkta bir sebebi ve doğru belirtisi bulunmayan zannın harâm olduğunu, kaçınılması gerektiğini” belirtmektedirler. İhtimal üzerine hüküm olan zanlar, gerçeğe uymadığından, başkasına bühtan ve iftira olacağından, zanda bulunanı vebâl altına sokacaktır.

Bütün bunlardan, zan konusunda çok dikkatli olmak gerektiği ve “Sû-i zann”ın ise, kesinlikle yasak olduğu, açıkça anlaşılmaktadır. Sû-i zann’ın harâm olmayanı, yalnızca fısk ve fucûr (günahkârlık) ile tanınan kimselere karşı yapılanıdır. Durumu kesin olarak bilinmeyen birine hüsnüzan gerekmese bile, Sû-i zan da câiz değildir.

Sû-i zan’dan kaynaklanan “tecessüs” hakkında da, daha önce verilen Hucurât Süresi’ndeki âyette, “tecessüs de etmeyin” buyurulmaktadır. Tecessüs, “Onun-bunun durumlarını araştırmak, eksik (kusur)lerini öğrenme isteği”dir. Allah tarafından yasaklanan bu davranışla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s)’de:

“Müslümanların eksiklerini, ayıplarını araştırmayın. Zira herkim müslümanların ayıplarını araştırırsa, Allah Teâlâ’da onun ayıb (kusur)ını tâkip eder, nihayet evinin içinde bile onu rezil ve rüsvây eder” buyurmuştur (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, İstanbul 1960, VI, 4471-4473; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, İstanbul 1957, 633-634).

M. Süreyya ŞAHİN

Popularity: 1%

Mucize.net GENEL

Domain Tescil