Forumlar › Forumlar › Dua ve Aminler › Endonezyanın müslüman olmasına sebep 5 akçelik kumaşın sırrı
- Bu konu boş.
-
YazarYazılar
-
8 Ocak 2008: 18:00 #7212
Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya'ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi. Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi. Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu: "Hangi kumaştan sattın?" "Şu kumaştan efendim." "Metresini kaça verdin?" "On akçeye." "Nasıl olur?" diye hayret etti, "Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?"
GÖRÜLMEMİŞ DAVRANIŞ
Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi. Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, helâllik istedi ve fazla parayı müşteriye uzattı. Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu. "Ne demekti hakkını helâl et?" Olay kısa sürede dilden dile dolaştı. Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı. Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu: "Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir?" "Ben," dedi tüccar, "bir Müslüman'ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim." Kral, "İslâm nedir, Müslümanlık nedir?" gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.
ÖNEMLİ OLAN YAŞAMAK
250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş akçelik kumaştı. Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı. Efendimizin müjdesi herkese açık: "Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir." Yani, asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.
(Mehmet Paksu, İman Hayata Geçince / D. B. Tercüman)
8 Ocak 2008: 21:45 #223831çok güzel bir olay okurken agladım varmıdır artık böle insanlar kardeşin kardeşi dolandırdıgı bir dünyada agzına saglık yüregine saglık
8 Ocak 2008: 22:18 #223833çok güzel bizimle paylaştığın için sana da teşekkür ederim
9 Ocak 2008: 00:28 #223835allah razi olsun ..süper bir hikaye..
9 Ocak 2008: 01:05 #223837ALLAH RAZI OLSUN DİLARA KARDES PAYLAŞTIĞIN BİLGİLER ÇOK GÜZEL ALLAH NE MURADIN VARSA HAYIRLISIYLA VERSİN İNSALLAH AMİN
9 Ocak 2008: 12:07 #223838Bilmukabele. Sizin gibi güzel insanlarla paylaşınca daha güzel oluyor. Allah sizlerden razı olsun. Amin.
9 Ocak 2008: 12:27 #223842çok güzel bir yazı ama bu zamanda böyle insanlar bulmak çok zor
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.