|
||
| Kıymetli dostlarım dualarımıza bakıyorumda hep ben diyoruz neden acaba? Buna dur deyip tüm kalbimizle birlik beraberlik içinde biz diyerek dualar etsek sizcede daha hoş olmaz mı? Ben ben dersin Biz nedir bilmezsin Sana derim ki; sorun benlik Kaldır perdeleri kalmasın senlik Biz bizi biliriz Biz bizi severiz Biz bize bakarız Biz bizle akarız BİZ BİRİZ Hepimiz biriz Kaldır perdeleri kalmasın senlik benlik İşte o zaman başlar hakiki ŞENLİK Bu yazıda hedef biziz kişisel bir eleştiri değildir. |
||
|
||
| Amin. | ||
|
||
| Bence harika bir fikir bu. Ben kendim dikkat ettimde dua ederken kendimi unutuyorum. Ya zaten Muhammed ümmetine dua ettigimiz icin bende varim sonucta:) |
||
|
||
| Çok haklısın. | ||
|
||
| İnsanı bekleyen tehlikelerden biri bu benlik duygusu.Ama Allah başa çıkmayı nasip edince de değmeyin mutluluğunuza ''BEN'' demekten kurtulunca,ettiğiniz duada ki kişiler adeta siz oluyor ve sanki onlar için istediğiniz birşey için mutlu oluyorsunuz...Allah hepimize nasip etsin...Ben denilen bir dünya ya hayır...Biz denilen bir dünya ya evet... | ||
|
||
| Benlik, insanın kendi varlığından ve sıfatlarından haberdar olması, nefsini ve malını kendine nisbet edebilmesidir. Bilirsiniz, insan, güttüğü koyunlar için ‘benim koyunlarım’ diyebildiği halde o koyunlar, meselâ, kendi ayakları için ‘benim ayaklarım’ diyemiyorlar. Güneş de gezegenlerine sahip çıkamıyor.” Bu açıklamadan sonra bize soracak: “Hiç düşündünüz mü; insana bu imtiyaz niye tanınmış? ‘benim aklım, benim elim, benim çocuğum, benim tarlam’ diyebilmesi niçin?” Sorusunu kendisi cevaplandıracak: “Arzın halifesi olduğu için...” Halife, sultanın mülkünde, O’nun namına tasarruf eder. ‘Benim malım, benim mülküm’ derken, mülkün gerçek sahibini hatırından çıkarmaz. Onun böyle deyişi, bir askerin ‘benim tüfeğim’ yahut ‘benim koğuşum’ demesi gibidir. Ve devam edecek: “Benlik gerçekte büyük bir nimet, büyük bir sermaye... Ama onu yerinde kullanmak şartıyla... Arzın halifesi olduğunu unutmayıp Kâinat Sultanı’nın namına hareket etmek, O’nun emanetlerini, yine O’nun rızası yolunda kullanmak şartıyla... Hiçbir icraatına şahsî reyini, hevesini ve nefsini karıştırmamak şartıyla... ‘Nefsini bilen Rabbini bilir’ sırrına ermek, ‘ben’ diyebilmeyi bir anahtar yapıp ‘O’ diyebilmek şartıyla... Tarlasına tohum serperken, rüzgârdan pek farklı bir iş yapmadığını, keza bahçesini sularken de yağmurun vazifesini taklide çalıştığını bilmek, tıpkı onlar gibi kendisinin de Allah’ın mülkünde bir hizmetçi olduğunu unutmamak şartıyla... Kendi varlığını düşünürken, ‘Bana bu varlığı kim lûtfetti ise, şu bütün âlemi de yoktan var eden ancak O’dur.’ diyebilmek ve mutlak varlığın ancak O’na mahsus olduğunu bilmek şartıyla... İlmini ve kuvvetini düşünürken de, ‘Bana ilmi tattıran elbette Âlim, bana kuvvet bahşeden elbette Kâdirdir.’ diyebilmek şartıyla... Kendisine takılan diğer sıfatları, kabiliyetleri ve halleri de bu mânâda değerlendirebilmek şartıyla...” O zâta verdiği bilgiler için teşekkür edip, ‘biraz da kendinizden bahseder misiniz?’ desek, “Ben” diye söze başlar: “Dün bir nutfe idim, benlik nedir bilmezdim. Sözüm edilmez, yüzüme bakılmazdı. Önceki gün ise hiçbir şey değildim. Bir rahmet ve kerem eli beni pederimin köyüne attı, annemin evine getirdi. Orada dokuz ay misafir kaldım. Cansız iken cana kavuştum, duymaz iken duyar, görmez iken görür oldum. Sonunda, o karanlık ve dar menzilden, bu geniş ve harika âleme atıldım. Yarın ölümü tadacak, öbür gün yine diriltileceğim. Kabirde ve mahşerde, benliğim ancak hesap vermeme yarayacak. ‘Bu suçu sen işledin değil mi?’ diye sorulduğunda ‘Evet ben işledim.’ diyeceğim.” Aklı başında olan insan o birinci pazarın semtine uğramaz, bu ikinciden ise bir an ayrılmaz. ... Kâinat, bir yönüyle, ‘benlikten’ uzak tutulanlar ordusu!.. Semâ yüksekliğine güvenmez, toprak çiğnenir aldırmaz. Ay, dünyaya bağlı olmayı mesele yapmaz, bülbül sesiyle övünmez, arı balıyla gururlanmaz... Niçin? Cevap tektir: Hiçbirinde benlik olmadığı için. Benlikten uzak tutulan her mahlûk, bir yönüyle mahrumdur, ama diğer yönüyle korunmuştur.Meselâ, şu güneşimiz, “ben” diyebilseydi, belki Allah’ı bilme ve sevmede hayli yol katedebilirdi. Ama bilemiyoruz, belki de büyüklük iddiasında bulunur, kuvvetine güvenir, gezegenleriyle gururlanır, ziyasıyla övünürdü... Bu ise onun için feci bir hâl olurdu... Şimdi bu gafletten korunmuş ve bu sapıklıktan uzak, sürdürüyor vazifesini... ... Bir de melekler âlemi var. Onlar benlik dâvâsı gütmekten çok çok uzaktırlar. Gurur nedir bilmez, kıskançlıktan anlamaz, hasedi tanımazlar. Bu isyansız varlıklar, Rablerine kim daha iyi ibadet ederse onu daha çok severler. İnsanda da bu kabiliyet var, ama onu çoğu zaman yanlış kullanıyor. Kendisini, yahut babasını, dedesini kim daha çok methederse ona daha gönülden bağlanıyor. Halbuki, Rabbimizin hatırı, hiçbir hatırla kıyaslanamayacak kadar yüksek. O halde, O’na bizden daha iyi kulluk eden, O’nun yoluna bizden daha çok koşanları niçin alkışlamıyoruz? Bu sorunun cevabı da benliktir. ... Koca bir ömrü ‘ben ben’ diye diye tüketerek O’nun huzuruna çıkmak ne hazin!... Benliğe kapılmayıp, bu dünyada O’nun namına hareket etmek ve her hükmüne boyun eğmek ne büyük saadet!... |
||
|
||
| Gülnur abalcığım Allah razı olsun çok hoş bir yazı. Duada benlik olmaz, bencillik olmaz şüphesiz Rabbim pek cömerttir. |
||
|
||
Ey Rabbim! Bana kraligindan bir parca mülk ihsan ettin Ve bana olaylari yorumlamayi ögrettin. Ey Gökleri'in ve Yer'in Yaraticisi! Sen benim hem Dünya'da hem Ahiret'te veli'msin Beni müslüman olarak öldür Ve beni o salihlerle birlikte kil. Yusuf Sûresi Rabbim cümlemizin Dualarini kabul etsin ve cümlemizi hayirli insanlarla karsilastirsin Insaallah. |
||
|
||
| Evet tam yerinde bir uyarı dua dostluğunda yazılan bir yazıya cevap veredimdide imdadıma aynı dizelerin benzeriyle imdadıma siz yetişdiniz selam ve dua ile nefiz vbir anlatım dua ile |
||
|
||
| rabbım hepimizden razı olsun gönül dostlarım | ||
|
||
| Rabbim razı olsun çok güzel bir konuya değinmişsin kardeşim Tüm Müslümanların duasını kabul etsin Allahım inşaallah |
||
|
||
| Allah'ım bana içinde benim olmadığım bir dua nasip et. Amin. |
||
|
||
| Benlikten sıyrılıp biz olmalıyız sözle,ağızla,dille değil; yüreğimizle,aklımızla,ruhumuzla olmalıyız. |
||
|
||
| HAKLISINIZ. DOĞRUSUNU BİLSEKDE BAZEN DİLİMİZ SÜRCÜYOR. | ||
|
||
| "kendiniz için istediğinizi, Mü'min kardeşiniz için de istemedikçe gerçek Mü'min olamazsınız.." (Hadis-i Şerif) İnşaallah dualarımız ortaktır.. |
||