Dualar | Dua dostluğu | yazılar | iletisim I Melekler | Testiden sızanlar | Kurallarımız
Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı!!!
Dua Dostluğu (BİZ BİRİZ) (Arşiv Ana sayfa) => Aile

Konu: Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı!!!

Sayfa: [ 1 ]

22.04.2008 10:53:14
Arkadaşlık vazgeçilmezi olmuş günümüz gençlerinin. Adeta olmazsa olmaz(!)…Karşı cinsle arkadaşlık ciddi bir eksiklik olarak telakkî edilirken, asıl eksikliklerin tespiti arka sıralara sarkmış.

Evlilik öncesi kız ve erkeğin Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün sunduğu imkânlardan ortaklaşa faydalanarak, beraberce deniz kenarında dolaştıkları, erkeğin denizde taş sektirirken kızında ona bakarak “Hayatımın erkeği” hülyalarına daldığı zaman içerisindeki süreç ve bu süreçte irtikâb ettikleri çeşitli haram fillerin bütünü olarak adlandırdığımız bu flörte; genç beyinler iyiden iyiye âşina olmuş ve flörtsüz evliliğin hüsran şubelerinden birinin adresi olduğu gibi bir düşüncenin etrafında pervane…

Evliliğin ancak “flört” temeline dayanarak kuvvet kazanabileceği tezinde ve tesellisinde…

Sorsanız sizinle bu konuda sabaha kadar tartışabilecek gözü karalığa sahip. “Efendim tanımak şart, tanımadan olmaz…”

“Tanımak” derken bile bu üstü kapalı kara kutunun muhteviyatına, kıstas ve kriterlerine hâiz olmaktan dahi çok uzak

Gençlik heva-ü heveslerinin ve nefsin vermiş olduğu telkinler gayrisinde; yaşça ileri ama fikir yönünden körpecik sayılabilecek bu gencin kıstaslarının ne olmasını bekleyebilirsiniz? Her şeyi genç yaşındaki mantık tabağının ölçüsüyle değerlendiren, dünyadaki yiyecek çeşidini “soğanın cücüğünden” ibaret zanneden bu fikir manzumesinin tuğlalarıyla sağlam bir “tanıma”yı nasıl beklersiniz? Ama onlara göre öyle değildir, onlar tanımışlardır(!)…

***

Radyo programında telefonun ucundaki kız, dostu olarak tanıdığı erkeğin kız arkadaşına tecavüz etmesinden dolayı içinde bulunduğu acınası halini anlatmaya çalışıyor. “Flört” vasıtasıyla çok tanıdığını zannettiği şahıs ve içinde bulunduğu durumun vehâmeti…

Program yapımcısı psikologun “Çok şaşırdınız mı?” şeklinde, acı durumun tuzu biberi mesabesindeki sorusuna, içinde bulunduğu şoku ifade edemeyişinin acziyetini bildirmekle yetiniyor.

Bu durumumda akıllara gelen ve sorulması gereken soru: “Siz ‘tecavükar mütecaviz’ olarak nitelendirebileceğimiz o şahsın değer yargılarını biliyor muydunuz?”
Evet, değer yargılarını bilemeden tanımak fiilini icrâ ettiğini zanneden sayın kardeşim, nereye gittiğini bilmediği karanlık ve sisli yola körü körüne dalan üniversiteli arkadaşım, sen nesin? Amacın-inancın ne? Ve kıymet verdiğin değerler karşındaki için ne ifade ediyor?

Türlü türlü saçma-sapan olaylar halkasında, belki de gerçek muhtevasından bihaber olarak ve zerrece nasibi olmadan, ismi “aşk” olarak koyulan; şehvet ve kör olası nefsi tatminden öte geçmeyen bu basit olaylar hengâmesinin hayatınızda açacağı ve muhtemelen de telafisi mümkün olmayan zararları üzerinde düşündünüz mü? Bu tehlikenin ayak seslerine kulak tıkamak vicdanınızı şimdilik rahatlatıyordur eminim.

***

Gençlerin fıtratında ziyadesiyle olan-olması gereken bu aşkı; Eğitimci-Yazar Sait Çamlıca’nın deyimiyle “öldürmek” değil “eğitmek” amaç olmalıdır. Aşksız genç, pozitif enerjilerini yitirmiş beyin gibidir. Ne var ki bu aşkın sık sık ve zamansız olarak karşı cins birine isabet etmesi bir talihsizliktir.

Yapılan araştırmalar 17 yaşına kadar aynı cinsle olan dostlukların bu süreçten sonra karşı cinse yöneldiğini söylüyor. Ziyadesiyle bu yaştan sonra başlayan flört mefhumu, gizli buluşmalar vs. şeylerle sürüyor. Bu buluşmalarda ve buluşmalardan sonra “sinirsel tansiyon” artar. Ruhi bir huzursuzluk ve cinsel öfke… Flört yapan kızlardan ve erkeklerden bazıları bu “sinirsel tansiyon”a dayanamaz ve içgüdüsel (nefsî) arzularına uymak suretiyle ahlak kurallarını unuturlar ve iş işten geçtikten sonra hayatları boyunca etkisinden kurtulamayacakları pişmanlık duygusunun pençesinde kıvranırlar. İşte bu durum Hadis-i Kutsî’de “Şeytanın zehirli oklarından bir oktur…” buyurulan okun, zehirlerinin bir neticesidir. İçtiği zehirden adeta şifâ umarcasına kâseyi tepesine dikerek, tekrar tekrar buluşan kız ve erkek; bu ölçü doğrultusunda ilişkilerini kuvvetlendirip rahata kavuşabileceklerini sanırlar. Tek kelimeyle aldanırlar! İrtikâb ettikleri bu gayr-i meşru fiilin sonunu getiremez ve batmaya yüz tutmuş olan evlilik bağından yoksun bu gemi, ara ara patlak vermek suretiyle mahkum olduğu nihayete doğru yol alır.

Yahya Kemâl’in tabiriyle artık demir alma vakti gelmiştir bu limandan ama bir farkla… Şiirde meçhûle giden geminin gittiği doğrultu artık “meçhullükten” kurtulmuştur.
Çok geçmez aşka susamış (!) beyinler yeni bir arayışın içinde bulur kendini. Sonra bir diğeri, bir diğeri vs…

Peki tüm bunlar olurken, konuda da esas vurgulamak istediğimiz nokta olan ve acımasızca heder edip kullandığımız “sevgi” kavramının sisteminde bir işleyiş bozukluğu yapabileceğini hiç düşündünüz mü? Kendimizce “aşk” olarak nitelendirdiğimiz ama esas olarak gereken kişiye karşı olan aşkın kuvvetini emip sömüren tüm bunların bir “sevgi israfı” niteliğinde olabileceğini aklınıza getirdiniz mi?

“Sevginin de israfı mı olur?” demeyin! Akıp giden sudan fazlaca kullanılan suyu “israf” olarak gören kutsal dinin bu ince düşüncesi; böyle düşünmeye sevk etti beni. Bu tür olaylar silsilesinden geçmiş evliliklerdeki, sevgi ve güven potansiyelinin az olmasının neticelerinden olan “huzursuzluk cereyanı”nın sebeplerinden birini buna bağlıyorum.
Selam ve sevgiler…

Adem YAKUT
bilgicagi.net

22.04.2008 11:00:02
"Yapılan araştırmalar 17 yaşına kadar aynı cinsle olan dostlukların bu süreçten sonra karşı cinse yöneldiğini söylüyor. Ziyadesiyle bu yaştan sonra başlayan flört mefhumu, gizli buluşmalar vs. şeylerle sürüyor. Bu buluşmalarda ve buluşmalardan sonra “sinirsel tansiyon” artar. Ruhi bir huzursuzluk ve cinsel öfke… Flört yapan kızlardan ve erkeklerden bazıları bu “sinirsel tansiyon”a dayanamaz ve içgüdüsel (nefsî) arzularına uymak suretiyle ahlak kurallarını unuturlar ve iş işten geçtikten sonra hayatları boyunca etkisinden kurtulamayacakları pişmanlık duygusunun pençesinde kıvranırlar. İşte bu durum Hadis-i Kutsî’de “Şeytanın zehirli oklarından bir oktur…” buyurulan okun, zehirlerinin bir neticesidir. İçtiği zehirden adeta şifâ umarcasına kâseyi tepesine dikerek, tekrar tekrar buluşan kız ve erkek; bu ölçü doğrultusunda ilişkilerini kuvvetlendirip rahata kavuşabileceklerini sanırlar. Tek kelimeyle aldanırlar! İrtikâb ettikleri bu gayr-i meşru fiilin sonunu getiremez ve batmaya yüz tutmuş olan evlilik bağından yoksun bu gemi, ara ara patlak vermek suretiyle mahkum olduğu nihayete doğru yol alır."

ABDULLAH 22.04.2008 14:50:12
ALLAH RAZI OLSUN.BİZLER NEFSİMİZE HOŞ GELEN ŞEYLERİ YAPIYORUZ GÜNAHTA OLSA.ASLINDA NEFSE AĞIR GELEN ŞEYLER BİZLER İÇİN HAYIRLI OLANDIR.ERKEK OLSUN BAYAN OLSUN KENDİMİZİ EVLENENE KADAR HARAM ŞEYLERDEN UZAK TUTMALIYIZ KENDİMİZİ EŞİMİZE SAKLAMALIYIZ AMMA VELAKİN BİRİ BİZE İLGİ DUYDUĞU ZAMAN YAKIŞIKLI VE GÜZELSE OOOOOO YELKENLER FORA.ASLINDA ÇOĞU KİŞİNİN NİYETİ CİDDİ AMA GÜNÜMÜZDE EVLİLİK ÖNCESİ BULUŞMA GÖRÜŞMELER HOŞ KARŞILANIYOR.YA KARDEŞİM HANGİ DEVİRDE YAŞIYORSUN O SENİN DEDİĞİN ESKİDENDİ SÖZÜYLE KARŞILAŞIYORUZ.RABBİM İSLAMİYETİ HAKKIYLA YAŞAYAN KULLARINDAN EYLESİN BİZLERİ AMİN.

elif1009 23.04.2008 00:06:52
Allah razı olsun.ama ben biraz daha farklı bakıyorum.belki yanlış düşünüyorum ama benim düşüncem bu.bende eşmden önce çok fazla teklif aldım.ve hiçbirisine ciddi olmadığım için kabul etmedim.eşimle beni bir arkadaşımız tanıştırdı ben üni.okuduğum için kabul etmedim.ideallerim farklıydı.neyse nasip oldğundan heralde ben ilk görüşmeyi kabul ettim.ve lk görüşte ikimizde birbirimie aşık olduk.2 ay görüştük,3.ayda beni istemeye geldiler ve 2 ay sonrada evlendik.ben kısaca özetledim.şimdi bu çıkma olayı olmasaydı ben nasıl inaanıp güvenicektim?ayrıca nasıl bir sıcaklık olucaktı bizde?görüştük 2 ay boyunca çok fazla seviyeli davrandık ,ve böylece evlendik,bende ilişkilerde çok uzatılmasından taraf değilim.ama biraz da birbirlerini tanımak bakımından sıcaklık olması bakımından görüşme olmasından yanayım.ama seviye şart.bu yüzden çok katı değilim bu konuda dedimya benim düşüncem böyle,ama şimdiki gençliği sorarsanız çok büyük iğrençlikler yaşanıyo.Rabbim hepsini ıslah etsin.selam ve dua ile...

23.04.2008 08:27:08
Siz iki ay görüşmüşsünüz ve seviyeyi korumuşsunuz, tebrik ederim sizi, ama bunu herkes yapamaz. Hatta bi geneleme bile yapabilirim 6 ayı geçiyosa bir görüşme allah muhafaza ....Ben parkta orda burda şurda ve özellikle tesettürlü kızların uygunsuz durumlarını görüyordum duyuyordum ve anlam veremiyordum, açık alanda nasıl bu kadar rahat hareket edebiliyorlar sarmaş dolaş anlayamıyordum, çünkü düşünüyorum insan Alahtan utanmazsa etraftaklerden utanır değilmi. şimdi nedenini daha iyi anlayabiliyorum. Bu olayın adı yukardaki yazıda anlatıldığı gibi sinirsel tansiyonmuş.

elif1009 23.04.2008 21:27:19
çok haklısın canım.sinirsel tansiyonmu bilemem ama bence şeytandan başka birşey değil,bir ortamda bir kız bir erkek (birbirlerine namahrem olan)olursa 3.kişi şeytan olurmuş.Rabbim kimseyi şeytana uydurmasın.bide bence Allahtan utanmayan Allahtan korkmayan kimse insanlardan hiç ama hiç utanmaz.seliam ve dua ile...

efsun_simal 08.05.2008 23:17:34
evliliğin gayesi unutulmuş artık.ewlilik nefsi haramdan korumak,sakınmak içindir.ama ne yazıkki haramal başlanan şeyden pek bi hayır beklenemiyor.büyük umutlar hayeller hüsranala sonuçlanıyor. allah bizi bie bırakmasın

emelg 08.05.2008 23:25:19
rabbim şeytana uydurmasın DUA İLE allaha emanet olun..

fesubhanallah 09.05.2008 19:54:01
ben hiç eşimle görüşmeden babam benim sözümü verdi ve söz yapıldıktan sonra yüzük takılmadan 1 defa eşimle görüştüm 23 gün nişanlı kaldım evlendiğim 14 yıl yıl oldu mayıs 7 de ve bir daha dünyaya gelsem eşimle evlenmek isterim hiçbi sorun yaşamadım yok ben flört etmedim veya ben seni sevmedim diye bir şey duymadım ve ailelerlede herkesin rızası olduğu için bizim birbirimize saygı ve sevgisi her zaman devam etti ve en güzeli  arkadaşlık ve flört olmadan  evlenmek allah  evlenmek isteyen kardeşlerimize hayırlı yuva kurmak nasip etsin inşallah amin

Yasmin 19.05.2008 20:44:36
Nasil olursa olsun evlilik, olmayincada olmuyor iste.

Allah hayirlisini versin insaallah.

Nur87 20.05.2008 15:54:55
Beş parmağın beşide bir olsa keşke,İnsanlar birbirine benzemiyorki.
Rabbim kısmetimizi, yuvamızı hayırlı kılsın

Kerim 20.05.2008 17:03:01
Allah tüm bekar arkadaşlarımızı Hayırlısı ile karşılaştırsın..Nefsimiz terbiye ve dikkat etmemiz gereken en büyük düşmanımızdır..


Sayfa: [ 1 ]